Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/4350 E. 2013/10855 K. 28.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4350
KARAR NO : 2013/10855
KARAR TARİHİ : 28.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

3402 sayılı Kanunun Ek-4. maddesi gereği yapılan kadastro çalışmaları sırasınada … Köyü 201 ada 5 parsel sayılı taşınmaz 2669,27 m2 yüzölçümü ve tarla niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiş, taşınmazın 2/B arazisi olduğu ve davacı … …’in kullanımında olduğu beyanlar hanesine şerh düşülmüştür.
Davacı askı ilân süresi içinde kadastro mahkemesinde açtığı dava ile; … Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 201 ada 5 parsel sayılı taşınmazın orman sınırları dışına çıkarıldığını ve kendisi lehine kullanım şerhi verildiğini, ancak, kendisinin kullanımında olan taşınmazın yüzölçümünün daha fazla olup, bu kısmın arazi kadastrosu sırasında çalılık vasfı ile tespit harici bırakılan alanda kaldığını, kullanımında olan taşınmazın 3092,17 m² olduğunu belirterek, dava dilekçesine ekli krokide gösterilen şekilde kullanımında olan kısmın, 201 ada 5 parsele eklenmesini ve lehine kullanım şerhi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Kadastro mahkemesince, davacının kendi kullanımında olduğunu iddia ettiği taşınmazın 3402 sayılı Kanunun Ek-4. maddesi gereği yapılan çalışmalara konu edilmediği, dolayısı ile dava edilen taşınmaz için kadastro tutanağı düzenlenmediği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş ve dosya genel yetkili asliye hukuk mahkemesine gönderilmiştir.
Asliye hukuk mahkemesinde yapılan yargılama sonucu; davacı tarafından tescili talep edilen 3402 sayılı Kanunun Ek-4. maddesi gereği yapılan çalışmalara konu edilmediği ve kişinin idareyi zorlayıcı dava açamayacağı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından esasa yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 02.04.1985 yılında orman kadastrosu ve 2/B çalışması yapılmıştır.18.02.2008 tarihinde ilân edilerek kesinleşen, orman olarak sınırlandırılmış taşınmazlar ile hükmen orman olan ormanlarda yapılan 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşen orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı, yörede;

3402 sayılı Kanunun Ek-4. maddesi gereği yapılan kadastro çalışmalarına konu edilmediği, dolayısı ile orman sayılan yer üzerinde sürdürülen zilyetliğe süresi ne kadar olursa olsun değer verilemeyeceği anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 28/11/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.