Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/4412 E. 2013/6273 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4412
KARAR NO : 2013/6273
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve dahili davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Alaağaç Köyü 113 ada 1 parsel sayılı 913659,25 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, ancak kadastro mahkemesince, … Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan malik hanesinin açık bulunduğundan sözedilerek tutanak aslı dosya arasına getirtilmiş ve … Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı … Yönetimi tarafından … aleyhine açılmış olan tapu iptal ve tescil davası kadastro mahkemesine devredilmiştir. Yargılama sırasında Hazineye karşı husumet yaygınlaştırılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü kısmen reddine ve çekişmeli parselin fen bilirkişisinin 12/07/2010 tarihli krokisinde (B) harfi ile işaretli 32606,54 m² yüzölçümlü bölümünün ayrı parsel numarası verilerek tarla niteliği ile … adına; (A) harfi ile işaretli 13813629 m² yüzölçümlü bölümü ile 113 ada 1 parselin dava konusu olmayan 742916,42 m² yüzölçümlü bölümü ile toplanarak orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmekle; Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.02.2011 tarih ve 2010/15109 – 2011/1101 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece, davalının dayandığı ve … Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada iptali istenen 16.01.1989 tarih, 73 cilt, 97 sayfa, 2 sıra nolu tapu kadının davalı parsele uymadığı ve zeminde kapsadığı yerin tesbit edilemediği, ancak; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin davalı yararına oluştuğu kabul edilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ise de; eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
Mahkemece, dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri, dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu fen elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaza ve çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli); kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın
konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak tapu kaydının ait olduğu Bozyer Çiftliği Köyünün neresi olduğu belirlenmeli; yöntemince zemine uygulanan dayanak tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olmadığının belirlenmesi halinde, bu defa davalı gerçek kişi yönünden 3402 sayılı Kanunun 14. ve 17. maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı; imar ve ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı; parselin öncesinin ne olduğu, imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyetliğin hangi tarihte başlayıp kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü, davalı yerde bu kullanımın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların imar, ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı; davalının belgesiz zilyetlik yoluyla kazandıkları toprak olup olmadığı, varsa cinsi ve miktarı tapu ve kadastro müdürlüklerinden çekişmeli taşınmaz dışında, başka taşınmazlar için salt zilyetlik nedenine dayalı olarak açtığı/açtıkları bir başka tescil davasının/davalarının bulunup bulunmadığı mahkemeler yazı işleri müdürlüğünden sorulup tespit edilmeli; tüm kanıtlar toplanıp birlikte değerlendirilmeli; oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.” denilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, Manisa İli, … İlçesi, Alaağaç Köyü, 113 ada 1 parsel içinde yer alan ve bilirkişilerin 21/05/2012 tarihli krokisinde (B) harfi ile gösterilen 32.606,54 m²’lik taşınmaz bölümünün bu parselden ayrılarak ayrı parsel numarası verilmek suretiyle tarla niteliği ile davalı … adına tapuya tesciline, Manisa İli, … İlçesi, Alaağaç Köyü, 113 ada 1 parselin kalan 881.052,71 m²’lik bölümünün (temyiz edilmediği için kesinleşen ve (A) harfi ile gösterilen 138.136,29 m²’lik taşınmaz bölümü ile dava konusu olmayan 742.916,42 m²’lik taşınmaz bölümü toplamı) aynı parsel numarasıyla Orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve dahili davalı Hazine tarafından (B) bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesine göre yapılan orman kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, temyize konu taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen gerçek kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Ancak; kadastro hâkimi düzenli sicil oluşturmak zorunda olduğu halde, infazda sorun oluşturmaması açısından, birbiri ile bağlantısı kesilen (A) ve (C) bölümlerinin aynı parsel numarası altında orman olarak tescil edilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3.paragrafının tamamının hükümden çıkarılarak bunun yerine, ”Manisa İli, … İlçesi, Alaağaç Köyü, 113 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, 25/04/2013 tarihli ek raporda (C) harfi ile gösterilen 6428,35 m2’lik bölümünün ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 113 ada 1 parselden (B) 32606,54 m2 ve (C) 6428,35 m2 bölümleri ayrıldıktan sonra kalan 874.624,36 m2 bölümün aynı ada ve parsel numarası altında orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” paragrafının yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 30/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.