Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/452 E. 2013/1487 K. 19.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/452
KARAR NO : 2013/1487
KARAR TARİHİ : 19.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Köyünde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunun kısmî ilâna çıkartıldığını, ancak; dava dilekçesine ekli memleket haritasında 34 ile gösterilen alanın orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman sınırları dışında bırakıldığını belirterek, bu alanın orman sınırları içine alınması ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili isteğiyle Hazine, … (Orman Ve Su İşleri Bakanlığı) ve Köy Tüzel Kişiliğine husumet yönelterek dava açmıştır. Daha sonra yapılan kültür arazilerinin kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazın tespit tutanağı düzenlenip malik hanesi açık bırakılarak mahkemeye gönderilmiş, mahkemece; tutanak iktisabında zilyet olarak ismi … kişiler davaya dahil edilip taraf oluşturulduktan sonra; Hazine, … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine, bu davalılar yönünden yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı kişiler aleyhine açılan davanın ise kabulüne ve 21.07.2009 tarihli … bilirkişi rapor ve krokisinde 113 ada 1 nolu parselin (A) harfi ile gösterilen 1999,92 m²’lik kısmı, 175 ada 1 nolu parselin (A) harfi ile gösterilen 3232,73 m²’lik, (B) harfi ile gösterilen 969,26 m²’lik kısmı, 175 ada 2 nolu parselin (A) harfi ile gösterilen 409,53 m²’ lik kısmı, 175 ada 6 nolu parselin (A) harfi ile gösterilen 778,68 m²’lik, (B) harfi ile gösterilen 504,27 m²’ lik kısmı, 175 ada 7 nolu parselin (A) harfi ile gösterilen 879,89 m²’lik, (B) harfi ile gösterilen 2928,88 m²’lik kısımlarına ilişkin kadastro tesbitlerinin iptali ile bu kısımların orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, parsellerin kalan bölümü hakkında hüküm kurulmamış, hüküm, davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.06.2010 tarih, 2010/6144 E., 2010/8636 K. sayılı bozma ilâmında özetle; “ Mahkemece, dava konusu taşınmazların tutanağın edinme sütununda isimleri … davalı kişiler tarafından zilyet olarak kullanıldığı, bu nedenle, Hazine, … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve Köy Tüzel Kişiliğine husumet yöneltilemeyeceği ve çekişmeli yerin (c) harfi ile gösterilen bölümlerinin dava konusu edilmediği gerekçeleriyle Hazine, … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine ve sadece, taşınmazların (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümleri hakkında hüküm kurulmuşsa da, yörede 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4/3. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosunda 6831 ve 3402 sayılı Kanun hükümleri iç içe ve birlikte uygulandığından orman sınırları dışında bırakılan taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanunun 26/4. maddesi gereğince henüz olumlu tesbit tutanağı ve haritası düzenlenmemiş olmakla birlikte, orman olmadığı konusunda “olumsuz tutanak ve harita düzenlendiği” kabul edilip, 6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesi gereğince kadastro mahkemesinin görevi (yetkisi) başlayacağı, … ve Orman Bakanlığının (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ya da Orman Genel Müdürlüğünün otuz günlük kısmî ilân süresi içinde kadastro
mahkemesinde dava açabileceği, açılacak bu davada yapılan kadastro işleminin özelliği ve açılacak davanın niteliği nedeniyle bu davada husumet Hazine veya taşınmazın içinde bulunduğu Köy Tüzel Kişiliği ya da davaya konu taşınmaza zilyet olanlara yöneltilebileceği dikkate alınarak, mahkemece, kendilerine husumet yöneltilerek dava açılan özel ya da tüzel kişilerin gerçek hak sahibi olmadığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilemeyeceği, ancak; yapılacak uygulama ve inceleme sonucunda dava konusu yerin orman olduğu belirlenirse, bu durumda yasal hasım olan Hazine, … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve Köy Tüzel Kişiliğine yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilemeyeceği düşünülerek, dava dilekçesinde niteliği bildirilen taşınmazların tespit tutanağının, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle düzenlenip gönderildiği ve kamu düzeni nedeniyle, kadastro hâkimi düzenli sicil oluşturmakla görevli olduğundan, dava konusu taşınmazların orman sayılmayan bölümleri üzerinde kim ya da kimlerin ne zamandan beri zilyet ettiği, onlar yararına kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenerek bu bölümün kim ya da kimler adına kaç pay oranıyla adına tescil edileceğinin kararda gösterilmesi ” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, çekişmeli 113 ada 1, 175 ada 1, 2, 6 ve 7 nolu taşınmazların (A) harfi ile gösterilen ve 175 ada 1, 175 ada 6, 175 ada 7 nolu taşınmazların (B) harfi ile gösterilen bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle orman niteliği ile Hazine adına tesciline, 113 ada 1, 175 ada 2 nolu parsellerin (B) harfi ile gösterilen bölümleri ile 175 ada 1 ve 6 nolu parsellerin (C) harfi ile gösterilen bölümlerinin sırayla, davalı …, …, …, … adına tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı … Yönetimi tarafından dava konusu yapılmayan bölümlere yönelik olarak, davalı Hazine tarafından vekalet ücreti ve resen tesbit olunacak hususlara yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; mahkemece hüküm yerinde “tesbitin iptali” yerine, “tutanağın iptali” denilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün (C) bendinin 1. fıkrasının 1, 2, 3, 4 ve 5. paragraflarında yer alan “ tesbit tutanağının ” ibarelerinin kaldırılarak, bunların yerine, “ tesbitinin ” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 19/02/2013 günü oy birliğiyle karar verildi.