YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4631
KARAR NO : 2013/10851
KARAR TARİHİ : 28.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 06.04.2010 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Türkler Kasabasında bulunan taşınmazın tapulama dışı bırakıldığını ve uzun yıllardır zilyetliğinde olduğunu, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme şartlarının oluştuğunu iddia ederek, taşınmazın adına tapuya kayıt ve tescili talebiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 3.160,29 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacılar adına tesciline, diğer kısımlara yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosu sırasında tapulama harici bırakılan taşınmazın Medenî Kanunun 713. maddesi gereğince tapuya tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce yapılan ve 12.08.1987 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu 1957 yılında yapılıp kesinleşmiştir. Dava tarihi ile genel arazi kadastrosunun kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 3160,29 m2’lik bölümünün devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, Medenî Kanunun 713 ve 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerinde yazılı imar ve ihya ile kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu kabul edilerek davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir
Şöyle ki; yörede 1957 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sonucunda düzenlenen ve bir örneği dosyasına getirtilen orijinalinden fotokopisi çıkarılmış kadastro pafta örneğinden, çekişmeli taşınmazın bulunduğu alanın, arazi kadastrosu sırasında Devlet Ormanı niteliğiyle tesbit harici bırakıldığı anlaşılmaktadır. H.G.K.’nun 24/10/2001 gün ve 2001/8-964-751 sayılı ve 13/03/2002 gün ve 8/183–187, 21.01.2004 gün ve 8/15-7, 12.05.2004 gün ve 8/242-292 ve 20. H.D.’nin 2008/20-214-241 sayılı kararları ile kadastro (tapulama) komisyonlarınca orman sayılarak tesbit harici bırakılan yerler, orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılacağından, kesinleşme tarihine kadar sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyecektir. Ancak, bu tarihten sonra sürdürülen zilyetlik ise davacı yararına hak doğurabilecektir. Genel uygulama bu yönde olmakla birlikte, kadastro veya tapulama çalışmaları sırasında, paftasında orman belirtmesi yapılarak tespit dışı bırakılan yerlerin, resmî belge ve bilgilerden yararlanmak suretiyle yapılacak araştırma sonucu öncesi itibariyle orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi ve mevcut fiilî durum itibariyle de orman olmadığı ve çevre ziraat arazileri ile de bütünlük arzeden yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, yukarıda belirtilen kuralın uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle, bu türden yerlerin 3402 sayılı Kanunun 17. maddesi kapsamında imar ihya edilmesi ve olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı süresinin tamamlanması ile de kazanılması mümkündür.
Somut olayda; keşif sonucu alınan orman bilirkişisi raporu ile, çekişmeli taşınmazın 1957 yılında yapılan tapulama çalışmalarında orman olarak tespit harici bırakılan yerlerden olduğu, kesinleşen orman tahdidine göre taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığı ve taşınmazın 1963 ve 1989 tarihli memleket haritalarında tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenmesine karşın taşınmazın eski tarihli hava fotoğrafındaki konumu ve üzerinde bulunan bitki örtüsü hakkında yeterli inceleme ve araştırma yapılmamış, hava fotoğraflarından yararlanmak sureti ile imar ve ihya koşulları araştırılmamış, bilirkişi ve tanık beyanlarının doğruluğu da zilyetliğin başlangıcı ve sürüdürülüş şekli de denetlenememiş ve taşınmazın gerçek eğiminin ne olduğu da bilirkişi raporlarından net olarak anlaşılamamıştır.
O halde, en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile dava tarihinden 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerden getirtildikten sonra, keşfe katılan önceki bilirkişiler dışında bir fen, bir ziraat ve bir uzman orman mühendisi bilirkişileri ve yerel bilirkişiler ve tanıklar huzurunda keşif yapılarak dava konusu taşınmazın memleket haritaları ve dayanağı hava fotoğrafları steoreskop aletiyle ve üç boyutlu olarak bilirkişilere incelettirilip, taşınmazın niteliğinin ne şekilde göründüğü orman ya da 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinde ifade edilen orman içi açıklık olup olmadığı, dava tarihinden 20 yıl önce taşınmazın kullanılıp kullanılmadığı, fotogrametri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftasında tasarruf sınırı bulunup bulunmadığı, taşınmaz üzerinde önceki yıllarda ve şimdi bulunan bitki örtüsünün cinsi, varsa ağaçların sayısı, yaşı ve dağılımı durumunun ne olduğu, taşınmazın gerçek eğiminin (dava konusu taşınmazda teraslama yapılarak eğimin düşürülmesi söz konusu olduğuna göre teraslama yapılmadan önce) eğim ölçer ile ölçülerek belirlenmeli, orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, orman tahdidinin kesinleştiği tarihe kadar sürdürülen zilyetliğe değer verilmeyeceği düşünülmeli, bu sefer orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar olağanüstü zamanaşımı ile kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı, bilirkişi raporları, yerel bilirkişi ve tanık ifadeleri ile birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; davacılar … ve arkadaşları vekili ile davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 28/11/2013 günü oy birliği ile karar verildi.