Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/5271 E. 2013/10486 K. 21.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5271
KARAR NO : 2013/10486
KARAR TARİHİ : 21.11.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … mirasçıları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı …, 28.11.1986 tarihli dilekçesiyle; tapuda kendi adına kayıtlı … Köyü, 114 sayılı parselin yörede 1984 yılında yapılıp, 11.12.1985 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu sırasında orman sınırları içine alınmasının yanlış olduğunu iddia ederek, bu yere ait sınırlamanın iptalini istemiş; Hazine, 09.06.2005 tarihli dilekçesiyle; çekişmeli taşınmazın yargılama sırasında yapılan 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını ileri sürerek, çekişmeli parselin orman niteliğiyle ya da orman dışına çıkarıldığı taktirde, bu niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle davaya katılmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli … Köyü, 114 sayılı parselin 18.03.2005 tarihli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 31146 m2 yüzölçümündeki bölümünün ifraz edilerek ve sonra parsel numarası verilerek tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine … oğlu 1932 doğumlu …’ün kullanımında olduğunun yazılmasına, aynı krokide (B) harfi ile gösterilen 66054 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı gerçek kişi, davalı ve katılan Hazine ile davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10/07/2008 gün ve 2008/8206-10310 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Davacı gerçek kişinin dayandığı … Köyü, Yayla Mevkiinde bulunan Haziran 1308 tarih 360 sıra numaralı 10 dönüm yüzölçümündeki tapu kaydında, sınır: … Ağa ve … ve Arılı Taştan geçen yol ve Küyütoğlu iken, Kasım 1946 tarih ve 55 sıra numarasında Hatip Molla …’nın ölümü ve mirasçılarının satışı … oğulları …, … ve … adına tescil edilmiş; sınırları, D: Hasar Kaya, B: Göbütoğlu, K: … Ağa, G: Arılı Taştan geçen yol olarak yönlendirilmiştir. Keşiflerde dinlenen yerel bilirkişiler ve davacı tanıkları, dayanılan bu tapu kaydının çekişmeli parseli kapsadığını söylemişler ise de, Göbütoğlu sınırı bilinememiş, diğer sınırlar ise, çekişmeli taşınmazın 1-1.5 km. uzağında tarif edilmiştir. 14.01.2005 tarihli son keşifte; yerel bilirkişi 1929 doğumlu Süleyman Kaplan, Göbütoğlu sınırının taşınmazın güneyinde yer aldığını, satış ile …’e geçtiğini bildirmiş ise de, hiçbir delile dayanmayan bu soyut beyana dayanılarak tapu kaydının çekişmeli parseli kapsadığı söylenemeyeceği gibi, dayanılan tapu kaydının ilk maliki Molla … olup, kuzeyinde … okuduğuna, çekişmeli parselin kısmen güneyinde kısmen doğusundaki fundalık olarak tapulama dışı bırakılan alanlardan sonra gelen dava dışı 96 ilâ 105 sayılı parsellere uygulanan Aralık 1946 tarih ve 18 sıra numaralı tapu kaydı, Halil oğlu …’den gelip, güneyi Molla oğlu … okuduğundan, davacı tarafın dayandığı tapu kaydının miktarı ve sınırlarına göre çekişmeli parseli kapsamadığı anlaşılmaktadır.
Çekişmeli parselin kadastro tesbitine esas alınan 750 yazım numaralı vergi kaydı aramalara rağmen bulunamamıştır.
14.06.1988 tarihli keşif sonucu bilirkişi Orman Yüksek Mühendisi … tarafından düzenlenen 15.06.1988 tarihli raporda; çekişmeli taşınmazın 1984 yılında 2896 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda 63 ilâ 69 ve 58 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile sınırlandırılan 2 numaralı iç parselin doğusunda orman olarak sınırlandırıldığı, 3302 sayılı Kanun döneminde durumunda değişiklik olmadığı, arazide yapılan incelemede Batı sınırındaki yol ile sırt arasındaki bölümde eğimin % 6-15 olduğu, toprağın sathi ve yerli kayanın açığa çıktığı, çakıllı taşlı iri taneli killi kumlu ham orman toprağı olduğu, burada küçük kümeler halinde bodurlaşmış pırnal meşeleri bulunduğu, sahanın orman içi açıklığı görünümünde olduğu, sırt ile doğu sınır arasındaki bölümün ise eğiminin batıdan doğuya doğru % 25-70 olduğu, yerli kayalardan oluşan kayalıklar bulunduğu, toprağın çakıllı killi kumlu sathi ham orman toprağı olduğu, sahada dağınık olarak 60-100 yaşlarında kızılçam ağaçları ile ağaçcık halindeki yaşlı pırnal meşeleri, ahlat ve akça kesmelerin bulunduğu, buraların içinde yer yer orman içi açıklıklarının yer aldığı, bir bölümünde üzüm kütükleri ile bir çoban barınağı ve bir yayla evi yıkıntısı mevcut olduğu, üzerindeki bitki örtüsü gözetildiğinde 4785 sayılı Kanun döneminde üstte kızılçam altta ise maki elamanları bulunan orman olduğunun anlaşıldığı, devletleştirilen orman alanı olup iadeye tâbi olmadığı,
12.11.1999 tarihli keşif sonucu bilirkişi Orman Yüksek Mühendisi … tarafından düzenlenen 07.02.2000 tarihli raporda; çekişmeli parselin 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan tahdit dışında olduğu, 1744 sayılı Kanun döneminde yapılan çalışmadan etkilenmediği, 2896 sayılı Kanun döneminde orman olarak sınırlandırıldığı, 3302 sayılı Kanun döneminde yapılan çalışmada; (A) harfi ile gösterilen bölümünün orman dışına çıkarıldığı, 1957 yılı hava fotoğraflarında orman ağaçları ile kaplı olduğunun görüldüğü, erozyona uğradığı, 1957 çekimi hava fotoğraflarından üretilen 1963 baskı memleket haritasında orman olarak nitelendirildiği, (B) bölümünün % 10-45 eğimli su muhafaza karakteri taşıyan orman toprağı olduğu, bu bölümün 2/B uygulamasıyla P.X olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın 4785 sayılı Kanun hükümlerine göre devletleştirilen yerlerden olduğu,
14.01.2005 tarihli keşif sonucu bilirkişiler Orman Yüksek Mühendisi …, … ve … tarafından düzenlenen 21.03.2005 tarihli raporda; 1941 tahdit tutanaklarında pusulalı alet ve katı mesafe ölçümüyle 1446 ilâ 1474 numaralı noktalardan oluşan orman sınır hattının sol tarafının Kavaklıdağ Devlet Ormanı, sağ tarafının ise Hacı …, …, Hoca …, …, …, … … tarlaları olarak tahdit dışında bırakıldığı, çalışmanın 1942 yılında kesinleştiği, taşınmazın bulunduğu yerde 1978 yılında 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 2 numaralı ekip tarafından 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması yapıldığı, önceki ormanın aplikasyonun kısmen yapıldığı, çalışmaların 04.08.1981 tarihinde ilân edildiği, bu işlemlerde de çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ilişkin bir aplikasyon yapılmadığı, komisyon çalışmaları sırasında 20.07.1982 tarih ve 25 ile 28.07.1982 tarih ve 26 nolu itiraz inceleme tutanaklarının düzenlendiği, daha sonra 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 10.08.1984 tarihinde tekrar işe başlandığı, 1463 – 1515 numaralı orman sınır noktalarının yerlerinin tapulama paftalarına göre haritada gösterildiği gibi olduğunun tutanağa yazıldığı, 17.08.1984 tarih ve 31 numaralı tutanak ile 1457 ilâ 1469, 1502 ilâ 1509 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren hattın sağında kalan yerlerin 4785 sayılı Kanun hükümlerine göre devletleştirilen yerlerden olduğu, 6831 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince Devlet ormanı sayılan yerlerden olduğu ve Soğucaksu Devlet Ormanı olarak isimlendirilmesine karar verildiği, çekişmeli parselin bu işlemde orman sınırları içinde bırakıldığı, çalışmaların 11.12.1985 tarihinde … Köyünde ilân edildiği, 28.11.1986 tarihinde açılan tahdide itiraz davası nedeniyle çekişmeli parsel için kesinleşmediği, 3302 sayılı Kanun hükümlerine göre aplikasyon ve 2/B işlemlerinin 32 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapıldığı, 62, 2034, 2035, 2036, 63 ve 62 numaralı orman sanır noktalarını birleştiren hat içinde kalan alanın, P.X olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan P.X poligonu içinde kaldığı, (B) harfi ile gösterilen bölümünün ise orman sınrıları içinde kaldığı, bu işlemin de mevcut dava nedeniyle kesinleşmediği, taşınmazın 1963 baskı tarihli memleket haritasında beyaz renkli alanda kaldığı, 1963 ve 1973 yıllarında düzenlenen amenajman planlarında (Z) rumuzlu alan olarak nitelendiği, önceden … Köyü sınırları içindeyken 09.11.1962 tarihinde kurulan … Köyü sınırlarına dahil edildiği, kadim ziraat alanı olduğu, orman ağacı ve kalıntıları ile humus bulunmadığı, tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğu, aynı keşif katılan ziraat uzmanı bilirkişi raporuyla da çekişmeli parselin üzerinde dağ oteli ve eklentileri bulunduğu, süs bitkileri dikilip çimlendirildiği, 2 yaşında çeşitli meyve ağaçlarının bulunduğu bildirilmiştir.
…, … ve …’dan oluşan orman bilirkişi kurulu ile bilirkişi Harita Mühendisi … tarafından düzenlenen 06.03.2007 tarihli raporda; çekişmeli taşınmazın 1963 yılında basılan memleket haritasında beyaz ormansız alan olarak nitelendirildiği bildirilmiş ise de rapora ekledikleri memleket haritasında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer kapalılık oluşturmayacak sayıda ibreli ağaç ve küçük yapraklı ağaç sembollerinin bulunduğu yer olarak nitelendiği görülmüştür.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yapılan keşifler sonucu Orman Yüksek Mühendisleri … ve … tarafından düzenlenen raporlarda, çekişmeli parselin üzerinde orman ağaçları ve maki florası bulunan ve tarımda kullanılmayan orman içi boşluklar şeklinde olduğu belirlendiği halde, son keşifte düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporundan, taşınmaz üzerine otel yapılıp, otelin ve eklentilerinin etrafında çevre düzenlemesi yapılarak bu bitki örtüsünün kaldırıldığı, harçlı duvarlarla yapılan teraslarla eğimin düzeltildiği anlaşılmaktadır. Kurul raporuna ekli memleket haritasında çekişmeli taşınmazın kapalılık oluşturmayacak orman ağaçları ve maki florası bulunan yerde işaretlenmesi de bu durumu doğrulamaktadır. Tüm bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde taşınmazın öncesi orman ağaçları ve maki florası bulunan yüksek eğimli yer yer orman içi boşluklar halinde kullanımsız bir yerken, sonradan turistik tesis yapıldığı ve bu örtünün kaldırıldığı taşınmazın eğimi ve bitki örtüsü nedeniyle öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu, 1988 yılından sonra bu niteliğinin değiştirildiği anlaşılmaktadır. 1984 yılında yapılan orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılan taşınmazın, davanın devamı sırasında yapılan ve 22.04.1992 tarihinde ilâna çıkartılan 2/B madde uygulamasıyla taşınmazın kısmen Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybettiğinin belirlendiği gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da, 1988 yılında belirlenen bitki örtüsü ve eğimi ile orman olduğu saptanan ve 1984 yılında ilk kez 2896 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan işlemde orman niteliği saptanarak etrafı ile birlikte tamamı orman olarak sınırlandırılan dava konusu parselin 31.12.1981 tarihinden önce nitelik kaybetmesinin hayatın olağan akışına uymadığı gibi dosyadaki deliller ile de bağdaşmaz.
Açıklanan teknik bulgular ve olgulara göre, … Köyü 114 sayılı çekişmeli parselin 2896 sayılı Kanun hükümlerine göre orman kadastrosu sınırları içine alınması işlemi kanun ve yönetmeliklere uygun olup, 31.12.1981 tarihinden önce nitelik kaybı nedeniyle orman sınırları dışına çıkarılması işlemi kanuna aykırı olduğundan davacı gerçek kişinin davasının reddine, Hazinenin katılma suretiyle davasının kabulüne ve çekişmeli parselin 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 11/4 maddesi gereğince tamamının çevresindeki orman olarak sınırlaması itirazsız ya da hükmen kesinleşen alanlarla birlikte Devlet ormanı olarak tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüyle bir bölümün 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle, bir bölümünün ise orman niteliğiyle tesciline ve tarla niteliğiyle tesciline karar verilen bölüm için davacı yararına kullanıma ilişkin şerh yazılmasına karar verilmesinin usûl ve kanuna aykırı olduğu”na değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı gerçek kişilerin davasının reddine, Hazinenin katılmak suretiyle davasının kabulüne ve dava konusu … Köyü, 162 ada 15 nolu parselin (eski 114) 6831 sayılı Kanunun 11/4 maddesi gereğince tamamının çevresindeki orman olarak sınırlaması itirazsız ya da hükmen kesinleşen alanlarla birlikte Devlet Ormanı olarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna ve 2/B madde uygulamasına itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha önce sınırlaması yapılmayan ormanlarda 4785 sayılı Kanun gözönünde bulundurularak 1984 yılında yapılan ve 11.12.1985 tarihinde ilân edilen ve dava tarihinde kesinleşmeyen 4785 orman kadastrosu ilk tahdidin aplikasyonu ve 2/B uygulaması, 22.04.1992 tarihinde ilân edilen, aplikayon ve 2/B madde uygulaması vardır.
… Köyü 114 parsel sayılı 97200 m2 tarla 760 tahrir numaralı vergi kaydıyla … oğlu … adına tesbit edilmiş, 13.02.1984 – 14.3.1984 tarihleri arasında ilân edilerek, kadastro tesbiti 15.03.1984 tarihinde itirazsız kesinleşip aynı kişi adına tapuya tescil edilmiş, … Köyünde 1941 yılında orman kadastrosu yapılıp kesinleşmiş, ancak, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer idarî sınırlardaki değişiklikle, sonradan … Köyüne bağlanmış, bu yerde 4785 sayılı Kanun gözönünde bulundurularak, ilk defa orman kadastrosunun 2896 sayılı Kanun hükümlerine göre 1984 yılında yapılıp, sonuçları 11.12.1985 tarihinde ilân edilerek, itirazsız yerlerde 12.12.1986 tarihinde kesinleşmiş, daha sonra 1991 yılında aplikasyon ve 2/B madde uygulaması yapılıp, sonuçları 22.04.1992 tarihinde ilân edilmiş, 11.12.1985 tarihinde ilâna çıkartılan ilk orman kadastrosu işlemi hakkında dava açılmış olduğundan bu son işlemler sadece gerçek kişinin açtığı temyize konu bu dava nedeniyle çekişmeli parsel yönünden kesinleşmemiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 21/11/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.