Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/6615 E. 2013/11924 K. 19.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6615
KARAR NO : 2013/11924
KARAR TARİHİ : 19.12.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; … Kasabası, 209 ada 7 nolu parselin müvekkilinin maliki olduğunu, bu arazinin hemen Kuzeyinde bulunan 167 m2’lik alanın da kadimden beridir müvekkil tarafından kullanıldığını fakat kadastro tespiti sırasında bu alanın tapu harici bırakıldığını ileri sürerek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre müvekkili adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece; dava kabulüne, 209 ada 7 nolu parselin kuzeyinde bulunan fen bilirkişisi …’nun 26/10/2010 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 125,47 m2 olan yerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 15.05.1986 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1956 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir. Yörede 2000 yılında 2859 sayılı Kanuna göre yapılan pafta yenileme çalışması vardır.
Mahkemece dava konusu taşınmazın, sınırında bulunan 209 ada 7 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, dava konusu yerin bu parsel bitişiğindeki yer olduğu ve kadastro sırasında tespit dışı bırakılmasına karşın davacı yararına zamanaşımıyla iktisap koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, delillerin takdirinde hataya düşülmüştür.
Şöyle ki; davacı adına kayıtlı olan 209 ada 7 parsel sayılı taşınmaz, dava konusu yerin sınırında bulunmakta olup Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/213 E. – 1996/68 K. sayılı ilâmına istinaden davacı adına tescil edilmiştir. 209 ada 7 sayılı parselin tesciline dayanak olan hüküm incelendiğinde, dava konusu edilen ve davacı adına tesciline karar verilen temyize konu taşınmazın o dava tarihinde de tescil harici bırakılan yerde olmasına karşın 1994/213 E. – 1996/68 K. sayılı dosyada dava konusu edilmediği, ilâma ekli krokide de dava konusu yerin tescil harici gözüktüğü, Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/213 E. – 1996/68 K. sayılı dosyasının, dava konusu yerde zilyetliğin bu davadan sonra başladığına delil teşkil edeceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, davacı yararına olağanüstü zamanaşımı ile iktisap koşullarının oluştuğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 19/12/2013 günü oy birliği ile karar verildi.