YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6992
KARAR NO : 2013/10511
KARAR TARİHİ : 21.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 25.02.2005 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü, … Mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolyula taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu idda ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, 22.01.2009 günlü raporda (A) ile gösterilen 4513 m² ve (B) ile gösterilen 1143 m² yüzölçümündeki taşınmazın davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi tarafından hükmün temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 26/05/2010 tarihli ve 2010/6726 – 6998 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; [Mahkemece çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında kaldığı ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; 1977 yılında yapılan arazi kadastrosunda taşınmazın tesbit harici bırakıldığı tartışmasızdır. Ancak, hangi nitelikte tescil harici bırakıldığı konusunda kadastro müdürlüğünce nitelik belirtilmeden “tescil şartları oluşmadığından tesbit harici bırakılmıştır” şeklinde cevap verilmiştir. Ancak, Hazine tarafından dosyaya ibraz edilen idari tahkikat tutanağında “tescil harici-orman” şeklinde bir niteleme bulunmakta, doğudaki komşu 1713 parselin 1993/77 Esas numaralı dosyasında, çekişmeli taşınmaz yönü çalılık olarak gösterilmekte, yine batıdaki komşu 403 parsele ait Aralık 1974 tarih 8 numaralı tapu kaydı da bu yönü cebel okumaktadır. Taşınmazın eğimi % 15 iken, teraslama ile % 10’lara düşürülmüştür. Bu bilgiler karşısında taşınmazın öncesi itibarıyla niteliğininin ne olduğunun, resmi belge niteliğindeki memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre incelenmesi gerekirken, hükme esasa alınan uzman bilirkişi raporunda böylesine bir incelemenin yapılmadığı, Dairenin 10.03.2010 tarihli geri çevirme kararı ile hazırlanması istenen ek raporun da uzman bilirkişi tarafından orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde başka inceleme yapılmasına gerek olmadığı belirtilerek hazırlanmadığı anlaşılmıştır denilerek eski ve yeni tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı orman araştırması ve usûlünce zilyetlik araştırması yapılması] gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulü ile dava konusu … İli, … İlçesi, … Köyü, … Mevkiinde kain tescil harici bırakılan doğusunda yol ve 431 parsel, güneyinde 1713 parsel ve tapulama harici bırakılan alan, kuzeyinde 460 parsel ve yol, batısında kısmen yol ve tapulama harici bırakılan bilirkişiler … ve … raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 4513,81 m² ve (B) harfi ile gösterilen
1143,99 m²’lik toplam 5657,80 m² alanın davacı Mahmut oğlu … adına köyün son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 06.05.1988 tarihinde ilân edilip kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1977 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 21/11/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.