Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/7352 E. 2013/12168 K. 24.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7352
KARAR NO : 2013/12168
KARAR TARİHİ : 24.12.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … İlçesi, … Köyü, 182 ada 4, 5, 31, 32 ve 33 parsel sayılı taşınmazlar, sırasıyla 2333,84 m², 1986,63 m², 904,93 m², 1005,49 m² ve 998,42 m² yüzölçümüyle, tutanakların edinme sebeplerinde ayrı ayrı davalı gerçek kişilerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinde olduğu belirtilmiş ise de; kadastro mahkemesinin 2011/108 Esasında, davacı … Yönetimi tarafından taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açıldığından, malik haneleri açık bırakılarak tesbit edilmişlerdir.
Kadastro mahkemesinde davacı … Yönetimi vekili 10.08.2011 tarihli dilekçe ile, … Köyünde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4/3. maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosunda davalılara ait taşınmazların orman sınırları dışında bırakılmasına ilişkin işlemin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir.
Orman kadastrosuna itiraz davası ile malik hanesi ve niteliği boş olarak bırakılan kadastro tesbit tutanağı aslı birleştirildikten sonra, mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 182 ada 4 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına, dava konusu 182 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalı … adına, 182 ada 31 parsel sayılı taşınmazın davalı … adına, 182 ada 32 parsel sayılı taşınmazın davalı … adına ve 182 ada 33 parsel sayılı taşınmazın davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … Yönetimi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman sınırlandırılmasına itiraz ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi gereğince yapılan ve 12.07.2011 – 11.08.2011 tarihleri arasında kısmi ilâna çıkarılarak kesinleşen orman sınırlandırılması vardır.
1) Davacı … Yönetimi vekilinin ve Hazine vekilinin 182 ada 31, 32 ve 33 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi sonucunda; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 182 ada 31, 32 ve 33 parsel sayılı taşınmazlara yönelik usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.

2) Davalı Hazine vekilinin 182 ada 4 ve 182 ada 5 sayılı parsele, Orman Yönetimi vekilinin 182 ada 5 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi sonucunda; Mahkemece, davalı 182 ada 4 sayılı parselin orman niteliğiyle Hazine adına, 182 ada 5 sayılı parselin de davalı … adına tesciline karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Şöyle ki; 24.12.2012 tarihli keşif zaptına yazılan gözleme göre dava konusu 182 ada 5 sayılı parselin çamlık ve ağaçlık olduğu gözlemlenmiş, 182 ada 4 parselin ise dahili davalı … tarafından 26.03.2012 tarihli dilekçe ile kabul edildiği belirtilmekle yetinilerek eylemli durumu tesbit edilmemiş, hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporlarında 4 ve 5 sayılı parsel üzerinde genç yaşlarda, gevşek kapalılıkta ladin ağaçları bulunduğu belirtildikten sonra orman topraklarının özelliklerinden olan humus ve ölü örtü birikintisine rastlanmadığı, orman toprağı yapısında olmadıkları, 1969 tarihli hava fotoğrafında muhtelif otlarla kaplı açık alanda kaldıkları, 1971 yılı memleket haritasında büyük bir kısmının beyaz renge boyalı alanda kaldığı belirtilerek orman sayılmayan yerlerden olduğu, ziraat bilirkişi raporunda ise dava konusu taşınmazların birbirine bitişik olup aynı özellikte olduğu ile 25-30 yaş arasında değişen meyve ağaçları ile 182 ada 5 parsel de ayrıca kısmen çalı formunda oluşumlar bulunduğu belirtilmek ve 182 ada 4 ve 5 sayılı parsellerin tarım arazi olduğu saptanmak suretiyle mahkeme gözlemi ile çelişkiye düşülmüştür.
Ayrıca, dava konusu taşınmazın orman olarak tesciline karar verilmiş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporlarında orman sayılmayan yerlerden ve tarım arazisi niteliğinde bulunduğu belirtildiği ve mahkemece hükmün gerekçe bölümünde de anılan parselin orman sayılmayan yerlerden olduğu ve zilyetlik şartlarının oluştuğu kabul edilmesine rağmen orman niteliğiyle tesciline karar verilmesi suretiyle hüküm ile gerekçe bölümü arasında çelişki oluşturulmuştur. Oysa, hükmün gerekçe bölümü, hüküm kurulmasına ilişkin delillerin tartışıldığı ve hükmün nedenlerinin belirtildiği bölüm olması nedeniyle hüküm bölümüne aykırı olamaz.
Bu nedenle, mahkemece dava konusu taşınmazların 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi gereğince hâkim tarafından hak sahiplerinin belirlenmesi ve malik hanesinin doldurulması için aynı Kanunun 5 ve 27. maddeleri uyarınca kadastro mahkemelerine devredildikleri gözönünde bulundurularak gerçek hak sahibinin belirlenmesine yönelik olarak eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan, krokili, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde gerçek hak sahibinin belirlenmesine yönelik bir karar verilirken dava konusu 182 ada 4 parsele ilişkin dahili davalı … tarafından sunulan 26.03.2012 tarihli dilekçe nazara alınmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ : 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi vekilinin ve Hazine vekilinin 182 ada 31, 32 ve 33 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile, bu parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2) Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin 182 ada 4 ve 182 ada 5 sayılı parsellere, Orman Yönetimi vekilinin 182 ada 5 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile bu parsellere ilişkin hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 24/12/2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.