YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/758
KARAR NO : 2013/5399
KARAR TARİHİ : 13.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar 03.06.2005 tarihli dilekçelerinde sınırlarını bildirdikleri … Köyü, Burun Mevkiinde bulunan yaklaşık 12 dönüm taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, 03.10.2006 tarihli krokide (A) harfi ile gösterilen 11494 m2 işaretli taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin hükmü temyizi üzerine; Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.06.2010 gün ve 2010/5866-8947 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “mahkemece yeniden yapılacak keşifte, öncelikle komşu 1410 parselin tesbitine esas alınan Kasım 1958 tarih 11 ve 12 numaralı tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren tüm gittileriyle ve varsa haritası ile birlikte getirtilerek uygulanmalı ve çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiği belirlenmeli, daha sonra kesinleşen orman kadastrosuna ait işe başlama, çalışma, işi bitirme ve ilân tutanakları getirtilerek, orman kadastro haritası ile kadastro paftası ölçekleri denkleştirilerek, sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıkta en az 5 ya da 6 orman sınır noktası gösterilecek biçimde, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu belirlenmeli, daha sonra dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ve tesbit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş steoroskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, orman ya da 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinde ifade edilen orman içi açıklık olup olmadığı belirlenmeli, eğimi % 20 -40 civarında açıklandığına göre, eski tarihli resmî belgelerde gerçekten de çalılık olarak işaretli alanda kalıyorsa, 6831 sayılı Kanunun 1/j maddesinin karşıt kavramına göre taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu ve orman kadastrosunun kesinleştiği ve orman sınırları dışında bırakıldığı tarihe kadar bu niteliğini koruyacağından, bu sırada sürdürülen zilyedliğe değer verilemeyeceği düşünülmeli, orman kadastrosunun kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıl geçmemişse, dava reddedilmeli, aksi halde; öncesinin ne olduğu, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü, kimden kime geçtiği ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak sorulup saptanmalı, ziraat uzmanından bu konularda bilimsel verilere dayalı, doyurucu rapor alınmalı, toplanacak deliller çerçevesinde taşınmazın kim adına, hangi nitelikle tescil edileceğine karar verilmeli, Orman Yönetimi vekili cevap dilekçesinde taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiş olduğundan, bu konuda da olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi ” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, 21/05/2012 tarihli bilirkişi raporun ve ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 11.605 m²’lik yerin aynı ada son parsel sayısı verilmek suretiyle dosyada bulunan muris … ’a ait veraset ilâmındaki hisseleri oranında davacılar adlarına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 03.12.1984 tarihinde kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz, bu çalışmada komşu 1410 sayılı parsele uygulanan Kasım 1958 tarih 11 ve 12 numaralı tapu kayıtlarının doğu ve kuzeyinin hali arazi okuması nedeniyle tesbit harici bırakılmıştır.
Orman kadastrosu ise seri bazda yapılarak, 02.09.1966 – 02.09.1967 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 13/05/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.