Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/767 E. 2013/3531 K. 01.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/767
KARAR NO : 2013/3531
KARAR TARİHİ : 01.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı gerçek kişi, dava dilekçesinde hudutlarını belirttiği … Köyü Karaburun mevkiindeki yaklaşık 8600 m2’lik taşınmazın uzun yıllardan beri kendi zilyetliğinde olduğunu iddia ederek adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın asliye hukuk mahkemesinin 1980/28-1984/221 sayılı kararı ile hükmen Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği ve eski 938 parsel yenileme ile 121 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olarak tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edildiği, tapuda kayıtlı olan taşınmazların zilyetlikle iktisap edilemeyecekleri gerekçesi ile davanın reddi yolunda kurulan 2002/815 – 2003/878 sayılı kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26.04.2005 tarih ve 2005/402-3313 sayılı ilamı ile “öncelikle, taşınmazın kimden kaldığının, terekenin iştirak halinde olup olmadığının, taksim yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği, davacının tesbitten önceki sebeplere dayanarak bu davayı açması nedeni ile taşınmazın hükmen Hazine adına tapuya tesciline ilişkin dava tarihine kadar kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gereğine” değinilerek bozulmuş ve bozma ilâmına uyularak yapılan inceleme sonucunda ise davanın kabulüne, çekişmeli 121 ada 1 parselin (A) harfli 6808.27 m² bölümünün tapu kaydının iptaline, bu bölümün davacı adına tapuya tesciline ilişkin verilen hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Dairenin 09.07.2009 gün ve 2009/9356-11638 sayılı karar ile “…çekişmeli taşınmazın 1986 tarihinde orman sınırları dışında bırakılıncaya kadar orman niteliğinde olduğu, öncesi orman olup bu niteliğini koruduğu sıradaki zilyetliğe değer verilemeyeceği, dosya kapsamından davacının 1986 tarihine kadar da bir zilyetliğinin bulunmadığı, taşınmaz üzerinde elatmasının önlenmesine karar verilen Şerafettin Kandemir’in zilyet olduğunun saptandığı, ayrıca; çekişmeli taşınmazın tapu kaydı 10.07.1984 yılında Hazine adına oluştuğundan tapuya kayıt edildiği tarihten sonraki dönemde tapulu taşınmazların zilyetlikle iktisabı mümkün olmadığından, bu tarihten sonra zilyetlik varsa bile buna değer verilemeyeceği, her ne kadar kesinleşen orman sınırları dışında ise de 6831 sayılı Kanunun 05/11/2003 gün ve 4999 sayılı Kanun ile değişik 7. maddesi gereğince “herhangi bir nedenle orman sınırı dışında bırakılan orman” olması nedeniyle yeniden orman sınırları içine de alınabileceğinden davacı gerçek kişinin davasının tamamen reddine karar verilmesi…” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Yörede 1986 ve 1988 yıllarında yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışması ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 29.01.2009 gün ve 2005/361-55 sayılı bozulan hüküm ile takdir edilen ve davacı tarafından 02.04.2009 tarih ve 4338 sıra nolu makbuz ile ödendiği anlaşılan 7.339,50.- TL karar ve ilâm harcından maktu harcın mahsubu ile bulunacak miktarın davacıya iadesi gerekirken bu hususta hüküm kurulmamış olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının ikinci paragrafının hükümden tamamen çıkartılarak, bunun yerine, “Davacının yatırdığı toplam 7.353.- TL karar ve ilâm harcından hüküm tarihi itibariyle alınması gerekli 17,15.- TL maktu karar ve ilâm harcının mahsubu ile bakiye kalan 7.335,85.- TL karar ve ilâm harcının talep halinde davacıya iadesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 01/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.