YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/784
KARAR NO : 2013/5527
KARAR TARİHİ : 14.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dalyan Köyü, 752 parsel 8888 m² tarla niteliğiyle davalılar adlarına tapuda kayıtlıdır. Davacı Hazine vekili, taşınmazın 1976 yılında yapılan 1744 sayılı Kanun 2. madde uygulaması sonucu kısmen Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve işlemin kesinleştiği iddiasıyla ve tapu kaydının iptali istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, taşınmazın orman sınırı dışına çıkarma işlemi sırasında kişiler adına tapuda kayıtlı olduğu gerekçesiyle Hazinenin davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 1744 sayılı Kanun 2. madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Yörede, 1941 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışması ile 1975 yılında 1744 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 24.06.1977 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması, 13.11.2007 tarihinde ilân edilen 2/B madde çalışması ile 26.03.2007 tarihinde ilân edilen 4999 sayılı Kanuna göre fenni hataları düzeltme çalışması vardır.
Arazi kadastrosu 1954 yılında yapılarak kesinleşmiş, 1990 yılında 2859 sayılı Kanuna göre pafta yenileme çalışması yapılmıştır.
Mahkemece, taşınmazın orman sınırı dışına çıkarma işlemi sırasında kişiler adına tapuda kayıtlı olduğundan Hazinenin davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklindeki gerekçesinde isabet bulunmamaktadır. Şöyle ki; dosyaya getirtilen 2/B haritasından 752 parselin bir bölümünün 2/B sahasında kaldığı, tapu kaydında da parselin 5452,07 m2 bölümünün Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığına dair şerh bulunduğu, yine davacıların Orman Bakanlığı ve Orman Yönetimini hasım göstererek 01.05.2008 tarihinde açtığı 2. madde uygulamasına itiraz davasının Ortaca Kadastro Mahkemesinin 21.07.2008 gün ve 2008/3-2 sayılı kararıyla reddedilerek Dairenin 26.05.2009 gün ve 6828-8622 sayılı kararıyla onandığı, bu dosyadaki bilirkişi raporlarından da taşınmazın (A1) işaretli 5450,70 m2 bölümünün 2. madde sahasında, kalan bölümünün ise tahdit dışında kaldığı anlaşılmaktadır.
6831 sayılı Orman Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2., 2896 ve 3302 sayılı kanunlar ile değişik 2/B maddesi gereğince, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına
ilişkin usûl ve esasların belirlenmesi amacıyla düzenlenen, 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun”, 26/04/2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve aynı kanunla 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun ile 16/2/1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 6831 sayılı Kanunun bazı maddelerinde de değişiklikler yapılmış, bu cümleden olarak, diğer bir çok hükmün yanı sıra, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi, bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davalardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine iadesi gibi konular düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilerek Hazinenin davası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 14/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.