Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/99 E. 2013/1481 K. 19.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/99
KARAR NO : 2013/1481
KARAR TARİHİ : 19.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki mera komisyon kararının iptali davasının duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1983 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 4070 sayılı parsel 199450 m² yüzölçümüyle tarla niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı vekili, 28.04.2006 tarihli dava dilekçesinde, taşınmazın orman sayılan yerlerden oduğu halde, 2005 yılında 4342 sayılı Kanun gereğince çalışan komisyon tarafından mera olarak tahsis edildiğini ve bu işlemin 31.03.2005 – 30.04.2005 tarihleri arasında ilân edildiğini bildirmiş ve tahsisin iptalini istemiştir. Mahkemece taşınmazın orman olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve taşınmazın mera özel siciline kaydına karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera komisyon kararının iptali istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 02.06.1973 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 05.03.1983 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman olmadığı gerekçesiyle karar verilmişse de, 28.05.2010 tarihli keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporunda, taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde; 02.12.2011 tarihli keşif sonucu hazırlanan raporda ise, dışında olduğu bildirilmiş, raporların hiç birinde eski tarihli resmî belgelerden yararlanılmamış, yörede 1973 ve 1983 yıllarında yapılan iki ayrı çalışmaya ait orman kadastro haritaları ve tutanakları getirtilmeden keşif ve uygulama yapılmış, mahkemece gerekçe gösterilmeden 2. bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle, çekişmeli taşınmazın yer aldığı orijinal arazi kadastro paftası, 1973 ve 1983 yıllarında yapılıp kesinleşen orman kadastro işlemlerine ilişkin tüm tutanaklar ve haritalar getirtilip, önceki bilirkişiler dışında; bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 15-20 adet orman sınır noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın her iki tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; aplikasyon veya yeni bir orman sınırlamasıyla önceki orman sınırlarının daraltılamayacağı gözönünde bulundurulmalı, ilk orman kadastrosundaki ölçü teknikleri ile ve eski tarihli memleket haritasında bulunan sabit noktaların bulundukları yerler zeminde tespit edilip, orman sınır noktaları birer birer arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı belirlenmeli, orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunmaması halinde ise, nedeni üzerinde durularak yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunamayan noktaların yerleri, zeminde halen var olan ve en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman kadastro tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek birer birer arazide bulunup röperlenmeli, memleket haritası örneği üzerinde gösterilmelidir. 1973 yılı orman kadastro tutanak ve haritası zemine uygulandıktan sonra aynı yöntemle 1983 yılına ait çalışma tutanak ve
haritası uygulanmalı, memleket haritası üzerinde gösterilmeli, çelişki varsa nedenleri açıklattırılmalı, 02 Eylül 1986 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Kanunun 2/B maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde … “Orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha
çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümünde … esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda … mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde, yukarıda … Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde … tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve kanuna uygun olmayan hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istak halinde iadesine 19.02.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.