YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10209
KARAR NO : 2015/111
KARAR TARİHİ : 20.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2007 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 101 ada 1 parsel sayılı 1216130,47 m² yüzölçümlü taşınmaz, orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı, 05.07.2011 tarihli dilekçesiyle taşınmazın bir bölümünün kendisine ait 106 ada 3 sayılı parsel ile birlikte kullanıldığı ve orman olmadığı iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne; çekişmeli 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile; teknik bilirkişiler … ve …’ın 25/07/2012 tarihli rapor ve eki krokilerinde (A) ile gösterdikleri 50,17 m² yüzölçümündeki taşınmazın, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek, 106 ada 3 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine ve 106 ada 3 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 672,42 m² olarak düzeltilip davacı adına; ifraz sonucu 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın krokide (B) ile gösterilen 1.216.089,32 m² yüzölçümlü Devlet Ormanı vasfındaki taşınmazın davalı Hazine adına 101 ada 1 sayılı parsel olarak tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne gore orman sınırlandırması yapılmış ve 09.10.2007 – 07.11.2007 tarihleri arasında kısmî askı ilânına çıkarılmıştır.
Mahkemece çekişmeli 101 ada 1 sayılı parselin tapu kaydının kesinleştiği düşünülerek ve çekişmeli (A) işaretli bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; 101 ada 1 parselin kadastro tutanağı ve tapu kaydının dosyada bulunmaması nedeniyle geri çevirme kararı verilmiş, bunun üzerine 101 ada 1 sayılı parselin tutanağının kesinleşmediği, kadastro mahkemesinin 2007/16 sayılı dosyasında davalı olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, ortada kesinleşmiş ve iptali gereken bir tapu kaydı bulunmamaktadır.
3402 sayılı Kanunun 26/D maddesinde “Kadastro mahkemeleri, tesbitten önceki haklara dayanarak, asli müdahil olarak katılanların iddiasına dair uyuşmazlıkları inceler ve karara bağlar.” hükmü bulunmaktadır. Bu kanunî düzenleme ile kadastro davası açıldıktan sonra üçüncü kişi ve kuruluşlara kadastro tespitinden önce var olan bir hakka dayanılarak, taşınmaz üzerinde herhangi bir iddia ileri sürmek imkanı tanınmıştır. O halde, 101 ada 1 sayılı parselin tutanağı kesinleşmemiş olduğuna göre mevcut davanın Cide Kadastro Mahkemesinin 2007/16 Esasında kayıtlı ve halen derdest olan davaya 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi kapsamında katılma olarak değerlendirilmesi zorunludur.
O halde, mahkemece somut uyuşmazlığın çözümünde kadastro mahkemesinin görevli olacağı düşünülmeli, mahkemece her iki dosya birleştirilmek üzere görevsizlik kararı verilmelidir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 20/01/2015 günü oy birliği ile karar verildi.