Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2014/2 E. 2014/2205 K. 20.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2
KARAR NO : 2014/2205
KARAR TARİHİ : 20.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında…. parsel numaralı taşınmaz 3.150 m2 yüzölçümü ve tarla vasfıyla davalıların murisi ….lı adına tesbit görmüş ve tescil edilmiştir.
Davacı … İdaresinin dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın 845/1, 845/2, 845/3, 845/4, 845/5, OS-26 noktaları ile koordinatlandırılmış kısmının orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, bu nedenle taşınmazın iyi niyetli üçüncü kişilere devir ve temliki ile üzerinde aynî hak tesisinin önlenmesi amacıyla tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, mevcut tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; yapılan yargılama sonucu 845 parsel numaralı taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı, davacı vekilinin dava açmakta haklı olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne, dava konusu Başkarcı Beldesi 845 parsel sayılı taşınmazın muris İsmail Paşalı’ya ait olan tapu kaydının iptali ile, orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Yörede orman tahdit çalışmaları 6831 sayılı Kanun kapsamında yapılmış olup ilân edilmek suretiyle 07/04/1968 tarihinde kesinleşmiş, ayrıca, 6831 sayılı Orman Kanununun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi kapsamında yapılan uygulama çalışmaları 27/05/1996 tarihinde kesinleşmiş ve dava konusu 845 sayılı parselin tamamının 25, 25, 26, 27 ve 28 nolu O.S.T. noktaları ile çevrili orman tahdit hattı içerisinde bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 20/02/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.