YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/292
KARAR NO : 2014/1885
KARAR TARİHİ : 17.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, Aksu Köyü 228, 241, 242, 525, 561, 562, 564, 565, 566, 567 ve 568 parsel sayılı taşınmazların, tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, taşınmazların kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğunu iddia ederek, tapusunun iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescili ve davalının elatmasının önlenmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davalının elatmasının önlenmesine, 228 ve 242 sayılı parsellerin üzerindeki istimlâk şerhinin silinmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 01.10.2008 günü ilânı yapılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişisi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazların orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA karar vermek gerekmiştir.
2) Mahkemece, davalının taşınmazlara elatmasının önlenmesine de karar verilmiş ise de, davalı taşınmazlar tapuda halen davalı adına kayıtlı olup, Anayasanın 35. maddesinde herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu belirtilmiş, Medenî Kanunun 683. maddesinde ise mülkiyet hakkının içeriği, “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.” şeklinde tarif edilmiştir. Bu kanunî ve Anayasal düzenlemeler karşısında mülkiyet hakkı sahibi olan tapu malikinin, tapuda malik olduğu sürece taşınmazı kullanma hak ve yetkisinin bulunduğu kuşkusuzdur. Bu nedenle, tapu malikinin taşınmazlara elatmasının önlenmesine karar verilmesinin kanunî bir dayanağı bulunmadığından bu yöndeki talebin reddine karar verilmesi gerekirken, kabul edilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; elatmanın önlenmesi kararı yönünden davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 17/02/2014 günü oy birliği ile karar verildi.