Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2014/3316 E. 2014/9807 K. 25.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3316
KARAR NO : 2014/9807
KARAR TARİHİ : 25.11.2014

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Hisarönü Köyü, Yaylacık Mevkii, 268 ada 18, 21, 22 ve 23 parsel sayılı sırasıyla 2786,30 m², 4554,25 m², 9166,68 m² ve 2773,90 m² tarla nitelikli taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, yine sırasıyla …, …, … ve … adlarına tesbit edilmiştir.
Davacılar … ve … 27.01.2009 havale tarihli dilekçeleriyle, bu parsellerin davalılar ile ortak muris …’dan tüm mirasçılara kaldığını, henüz paylaşılmadığını, davalıların kadastro sırasında bu yerleri kendi adlarına yazdırdıklarını, tesbitlerinin iptalini ve ortak muris …’ın tüm mirasçıları adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
Orman Yönetimi taşınmazların bir bütün halinde düşünüldüğünde etrafı orman alanları ile çevrili orman içi açıklığı olduğu iddiasıyla davaya katılarak, tesbitlerinin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir.
Mahkemece, davacı gerçek kişilerin davalarının reddine, katılan … Yönetiminin davasının kabulüne, çekişmeli Hisarönü Köyü 268 ada 18, 21, 22 ve 23 sayılı parsellerin davalılar adına olan tesbitlerinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin verilen karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16.10.2012 gün 2011/14952 – 11722 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: “…getirtilen tutanak ve haritalardan yörede 24 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca, 1744 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce, 1967 yılında her hangi bir köy sınırı takip edilmeden, orman serilerinin kadastrosunun yapıldığı, yörede daha sonra 1981 ve 1991 yıllarında aplikasyon ve 2/B işlemleri yapıldığı, sınırlama dışı kalmış ormanların kadastrosunun yapılmadığı, 6831 sayılı Kanunun 4999 ve 6292 sayılı kanunlar ile değişik 6831 sayılı Kanunun 7 ilâ 11. maddesi gereğince, orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmış ormanların sınırlandırılmasına imkan verilmişse de, kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritası ile 1959 yılında düzenlenen memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları ile 1996 yılında düzenlenen memleket haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen orman uzmanı bilirkişi raporuyla çekişmeli parsellerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, uygulanan eski tarihli harita ve fotoğraflarda orman olarak nitelendirilmediği, bir bütün olarak tarım alanı niteliğiyle kullanıldığı gibi, aynı adadaki dava dışı diğer parsellerin bir kısmının kadastro tesbitlerinin gerçek kişiler adına kesinleştiği belirlendiğine göre, çekişmeli parsellerin orman içi açıklığı olduğu ya da orman kadastrosu sırasında Devlet Ormanı olduğu söylenemez. Açıklanan hususlar gözetilerek, Orman Yönetiminin davasının reddine karar verilmesi…” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı gerçek kişilerin ve katılan … Yönetiminin davasının reddine, davalı taşınmazların tesbit gibi tescillerine karar verilmiş, hüküm katılan … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması ve 1988 ilâ 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilân edilerek dava tarihinde kesinleşmiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 ve 3302 sayılı kanunlar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 25/11/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.