YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3607
KARAR NO : 2014/9800
KARAR TARİHİ : 25.11.2014
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili ile davacılar … ve arkadaşları vekili ve davalılar … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Hisarönü Köyü, Gölyeri Mevkii, 349 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı sırasıyla 1288,33 m2, 1675,42 m2, 1631,54 m2, 4047,81 m2 ve 1759,57 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliğiyle önceden bir bütün olarak, atalarından intikalen … zilyetliğindeyken 1961 yılında …’a sattığı, onun da 2004 yılında parçalara bölerek bağışladığından söz edilerek, yine sırasıyla …, …, …, … ve … adlarına tesbit edilmiştir.
Davacılar … ve diğerleri, parsellerin önceden …’a ait olduğu, ölümüyle tüm mirasçılarına kaldığı, … mirasının paylaşılmadığı iddiasıyla, parsellerin tüm mirasçıları adına tapuya tescilini istemiştir.
Mahkemece 17.08.2009 gün ve 2009/720-982 sayı ile davanın reddine, parsellerin tesbit gibi tesciline ilişkin verilen karar, davacı tarafın temyizi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 14.09.2011 gün ve 2011/4557-5045 sayılı kararıyla bozulmuştur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi bozma kararında özetle; “..Mahkemece çekişmeli parsellerin orman içi açıklığı olduğu, bu nedenle özel mülkiyete konu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davacılar tarafından miras payına yönelik olarak dava açtıkları gözönünde tutularak iddia ve delillerinin sorulması, çekişmeli parsellerin tarafların ortak murisi …’dan kalıp kalmadığı, kalmış ise bu şahsın terekesinin yöntemince paylaşılıp paylaşılmadığının araştırılması, taraflar arasında aynı nitelikte ve derdest dava var ise, bu davaların birleştilmesi, taraflar arasında görülüp kesinleşen davalar var ise, bu davalara konu parsellerin tesbit tutanaklarında paylaşıma yer verilip verilmediğinin saptanması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak devam olunan yargılama esnasında, Hazine tarafından 08.02.2012 tarihinde, tesbit malikleri aleyhine 349 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 sayılı parseller için davalılar yararına imar ve ihya ile zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığı iddiasıyla açılan dava, eldeki dava ile birleştirilmiş ve Orman Yönetimi tarafından da, parsellerin orman içi açıklığı niteliğindeki orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek davaya katılmıştır.
Mahkemece davacı gerçek kişilerin davalarının reddine, Hazine ve Orman Yönetiminin davalarının kabulüne, çekişmeli Hisarönü Köyü, 349 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 sayılı parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin verilen karar, Hazine, davacılar Atiye Davis ve arkadaşları ile davalılar … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından 06.11.2012 gün ve 2012/11479-12157 sayılı karar ile oy çokluğuyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “1)…Çekişmeli parseller için imar ve ihya olgusunun tam gerçekleşmediği, davalı ve davacı gerçek kişiler yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığı belirlenerek, Hazinenin davasının kabulüne davacı gerçek kişilerin davasının ise reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı,
2)…Çekişmeli parsellerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı bir bütün olarak düşünüldüğünde, etrafının sınırlaması itirazsız kesinleşmiş devlet ormanı ile çevrili öncesi ve eylemli durumu itibariyle üzerinde orman bitki örtüsü bulunmayan, düşük eğimli taşlık ve çalılık niteliğindeki orman içi açıklığı olduğu belirlendiğine göre, her ne kadar kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında kalmakla orman içi açıklıklar devlet ormanı sayılamazsa da, bu nitelikleri nedeniyle 6831 sayılı Kanunun 17/II maddesi gereğince özel mülkiyete konu edilemeyeceği, özel mülkiyete konu teşkil edecek biçimde tapuya kayıt edilemeyeceği, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74. maddesi ile ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesi gereğince, hâkim, dava ile bağlı olup, ondan başkasına ve başka bir şeye karar veremeyeceğine, davacı Hazine katılma dilekçesinde ve sonraki iddialarında, parsellerin taşlık ve çalılık niteliğinde, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu iddia ederek bu nitelikleriyle Hazine adına tescilini istediği, orman olarak tescili yönünde bir istemi bulunmadığı, mevcut niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açıldığı gözetilerek, Hazinenin davasının kabulüyle çekişmeli parsellerin hali hazırdaki keşifte belirlenen niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, Hazinenin istemi olmadığı halde, parsellerin orman olarak tesciline karar verilmesi usûl ve kanuna aykırı olduğu…” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davacı … ve arkadaşları ile Hazinenin davasının reddine, Asli katılan … Yönetiminin davasının kabulüne ve dava konusu 349 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların kadastro tesbitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili, davacılar … ve arkadaşları vekili ve davalılar … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması ve 1988 ilâ 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilân edilen aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu, 2896 ve 3302 sayılı kanunlar ile değişik 2/B madde uygulaması vardır.
1)Davacı … ve arkadaşları vekili ile davalı … ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yönünden; mahkemece 19.04.2012 gün 2012/14-254 sayılı ile davacı gerçek kişilerin davasının reddine ve çekişmeli taşınmazların orma niteliğiyle tesciline ilişkin verilen karara yönelik temyiz itirazları, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından 06.11.2012 gün 2012/11479-12157 sayılı karar ile imar ve ihya olgusunun gerçekleşmediği, davacı ve davalı gerçek kişiler yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmakla, davacı ve davalı gerçek kişiler vekillerinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince, Yargıtay bozma kararına uyulmakla, Hazine yararına usûlü kazanılmış hak doğmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulmuş olmasına rağmen oluşan usûlü kazanılmış hak gözetilmeden ve bozma kararına aykırı olarak hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; hükmüne uyulan Daire kararını 2 numaralı bendinde, çekişmeli taşınmazların orman kadastrosu dışında oldukları, düşük eğimli taşlık ve çalılık niteliğinde ve orman içi açıklık oldukları belirtildikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesi gereğince, hâkim, dava ile bağlı olup, ondan başkasına ve başka bir şeye karar veremeyeceği ve davacı Hazinenin orman niteliğiyle tescil isteminde bulunmadığı gözetilerek hali hazırdaki keşifte belirlenen niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gereğine değinilmiş olmasına rağmen mahkemece Hazinenin davasının reddine ve taşınmazların orman niteliğiyle tesciline karar verilmiştir. Bu nedenle mahkemece, orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde Orman Yönetiminin kesinleşen orman kadastrosuna göre dava açabileceği ve çekişmeli taşınmazların orman kadastro sınırları dışında kaldığından davasının reddine ve hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca Hazinenin davasının kabulü ile çekişmeli parsellerin 10.07.2009 günü yapılan keşif sonucu alınan ziraat ve jeoloji bilirkişi raporların ile belirlenen taşlık ve çalılık nitelikleri ile tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde Orman Yönetiminin davasının kabulü ve çekişmeli taşınmazların orman niteliğiyle tesciline karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: 1)Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı gerçek kişiler vekillerinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle, Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 25/11/2014 günü oy birliği ile karar verildi.