YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4713
KARAR NO : 2014/9484
KARAR TARİHİ : 13.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tavzih ve tedbir istemine ilişkin davadan dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı ek karara yönelik temyiz itirazları hakkında; Dairemizin 11/02/2014 gün ve 2014/426 – 2014/1621 sayılı ilâmıyla onama-bozma kararı verilmiş, süresi içinde davacı … vekili tarafından bozma kararının düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dairemiz kararı, karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, davacı … tarafından açılan ve Antalya 6. Asliye Mahkemesinin 01/06/2014 gün ve 2003/371 – 2004/325 sayılı davanın kabulüne dair verdiği karar, Dairenin 26/03/2009 tarih 2009/2498 – 2009/5114 sayılı kararı ile tümden bozulmuştur. Bozma sonrasında ise, aynı Mahkeme 01/12/2009 tarih ve 2009/360 – 511 sayılı ve Dairenin 23/12/2010 tarih ve 2010/7958 – 16520 sayılı onama kararı ile kesinleşen kararı ile davacı …’in davasını tümden reddetmiştir (beyanlar hanesindeki şerh dahil). Hal böyle olduğu halde, davacı …’in vekilinin talebi üzerine, mahkeme hâkiminin 10/12/2012 tarihli ve el yazısıyla yazdığı “Mahkemenin 2003/371 Esas – 2004/325 Karar sayılı kararının, davalı … dışında diğer davalılar tarafından temyiz edilmeyerek bu davalılar yönünden kesinleştiğinden, hükmün 2. nolu bendinde belirtilen taşınmazın davalıların zilyetliğinde olduğuna dair şerhin silinmesine ilişkin hükmün kesinleştiği şerh edilecek” şeklinde yazdığı kesinleştirme şerhi yok hükmündedir. Zira, bozma sonrası ikinci karar ile tapunun beyanlar hanesinde gerçek kişiler lehine bulunan şerh silinmemiş, davacı …’in davası bir bütün olarak hem tapu iptali hem de beyanlar hanesindeki şerh istemi yönünden tümden reddedilmiştir. O halde, bozulmakla hukukî geçerlilik kazanamayan bir karara, mahkeme hâkimi tarafından karar bozulmamış, olduğu haliyle kesinleşmiş gibi hukuki geçerlilik kazandıracak şekilde kesinleştirme şerhi konulması usulsüzdür, dolaysıyla karara sonradan eklenen ve yok hükmünde olan böyle bir şerhin silinmesine yönelik talebin haklı ve yerinde olduğu hususu dikkate alındığında, Dairemiz bozma ilâmında düzeltilmesi gereken bir yön bulunmadığından karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nun 440. maddesinde yer alan sebeplerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Kanunun 442. maddesi uyarınca takdiren 228.00.- TL. para cezası ile Harçlar Kanunu uyarınca 52.40.- TL. ret harcının düzeltme isteyenden alınmasına 13/11/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.