Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2014/5756 E. 2014/9605 K. 19.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5756
KARAR NO : 2014/9605
KARAR TARİHİ : 19.11.2014

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında dava konusu … Köyü 105 ada 10, 57, 168 ve 170 parsel sayılı sırasıyla 3.556,70 m2, 6.686,68 m2, 4.623,62 m2 ve 1.265,77 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı …; 105 ada 18, 56, 161, 171, 198, 228, 106 ada 18 ve 59 parsel sayılı sırasıyla 12.260,58 m2, 7.019,19 m2, 18.704,36 m2, 602,83 m2, 2.101,06 m2, 358,16 m2, 1.544,19 m2 ve 2.093,86 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı … adına; 105 ada 74 ve 219 parsel sayılı sırasıyla 12.273,19 m2 ve 556,95 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ise paylı olarak davalı … ve M.Hanifi Bulut adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu 105 ada 10, 18, 56, 57, 74 ve 228 parsel sayılı taşınmazların ham toprak niteliği ile davacı Hazine; 105 ada 161, 168, 170, 171, 198, 219, 106 ada 18 ve 59 parsel sayılı taşınmazların ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; davacı Hazine tarafından 105 ada 161, 168, 170, 171, 198, 219, 106 ada 18 ve 59 parsele, davalı … ve…un tarafından ise 105 ada 10, 18, 56, 57, 74 ve 228 parsele yönelik temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 28/02/2011 gün ve 2010//1177 – 1135 sayılı kararı ile 105 ada 18, 56, 57, 74 ve 228 sayılı parsele yönelik olarak bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle “1) Dava konusu 105 ada 161, 168, 170, 171, 198, 219, 106 ada 18 ve 59 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tesbit tarihinde zilyet davalı … ve M.Hanifi Bulut yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, 105 ada 10 parsel üzerinde gerçekleşmediği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile dava konusu 105 ada 10, 161, 168, 170, 171, 198 ve 219, 106 ada 18 ve 59 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün, onanmasına,
2) Davalı … ve M.Hanifi Bulut’un 105 ada 18, 56, 57, 74 ve 228 parsele yönelik temyiz itirazına gelince; çekişmeli taşınmazların son 10 yıldır tasarruf etmemek suretiyle zilyetliğin terk edildiği, böylece dava konusu taşınmazlar üzerinde davalı taraf yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, bu konuda yapılan araştırma soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Davalı taraf dava konusu taşınmazları terör nedeniyle kullanamadığını öne sürdüğüne, ziraat ve jeoloji bilirkişileri de gerekçeli raporlarında söz konusu bu taşınmazların tarım arazisi olduğu belirtildiğine göre, davalı tarafça dava konusu taşınmazların zorunlu nedenlerden dolayı mı tasarruf edilmediği, iradî terklerinin mevcut olup olmadığı hususunun değerlendirilip belirlenmesi zorunludur. Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için tesbit bilirkişileri, seçilecek elverdiğince yaşlı, yansız yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve uzman fen bilirkişisi hazır olduğu halde, dava konusu taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi, tanıklar ve tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, dava konusu taşınmazların davalı tarafça son 10 yıldır neden kullanılmadığı konusunda bilgi alınmalı, uzman fen bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli gerekçeli rapor alınmalı, dava konusu taşınmazların iradî mi yoksa zorunlu nedenlerle mi terk edildiği duraksamasız belirlenmeli, taşınmazların terör veya başka zorunlu nedenlerden dolayı bir süre kullanılmasının iradî terk anlamına gelmeyeceği hususu düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması,” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilâmına uyulduktan sonra; davacının davasının reddine, çekişmeli 105 ada 18, 56, 57, 74 ve 228 sayılı parsellerin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 19/11/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.