Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2014/6543 E. 2014/9869 K. 26.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6543
KARAR NO : 2014/9869
KARAR TARİHİ : 26.11.2014

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Hacımurat Mahallesi 156 ada 7 parsel sayılı 8174,46 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tarla vasfıyla tesbit edilmiştir.
Davacı … Yönetimi, çekişmeli parselin kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde kaldığı iddiasıyla dava açmış; Hazine çekişmeli parselin orman içi açıklık olduğu gerekçesiyle davalının zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığı iddiasıyla davaya katılmıştır.
Mahkemece, davanın kabulü ile 156 ada 7 sayılı parselin davalılar adına yapılan tesbitinin iptali ile bu yerin eylemli orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 0 2/05/2013 tarih ve 2013/955 – 4978 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman içi açıklığı niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, oluşan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz, tarım arazisi niteliğiyle kesinleşen 156 ada 5 ve 6 sayılı parsellere komşu olduğundan, 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinde tanımlanan orman içi açıklığı olarak kabul edilemez.
Ne var ki; hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın kısmen tahdit içerisinde kaldığı bildirilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece yapılacak iş: taşınmazın 1997 yılında kesinleşen tahdit içerisinde kalan bölüm belirlenerek, tahdit içinde kalan bölüm yönünden kabul, kesinleşen tahdit dışında kalan bölüm yönünden ret kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde taşınmazın tamamı yönünden kabulüne karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır.” denilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulü ile 156 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 1752,50 m² yüzölçümlü bölümün orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 6421,95 m² yüzölçümlü bakiye kısmının tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede, 1997 tarihinde kesinleşen ve 6831 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B çalışması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 26/11/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.