YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6582
KARAR NO : 2014/9916
KARAR TARİHİ : 27.11.2014
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi asli müdahil Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında çekişmeli 137 ada 1 ve 4, 139 ada 1 ve 2, 140 ada 2, 3, 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar; nitelik, yüzölçümü ve malik haneleri boş bırakılarak ve 2007/6 Esas sayılı dava dosyası ile itirazlı oldukları bildirilerek sınırlandırılmış ve zilyetleri tesbit edilmiştir.
Davacı … Yönetimi, … Köyünde 5403 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince orman sınırlandırılması yapıldığını ve 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman olarak sınırlandırıldığını, ancak, 101 ada 1 sayılı parsel içinde bulunan ve ekli 12 adet krokide taralı olarak gösterilen taşınmazların orman sınırları dışında bırakıldığını, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu iddia ederek, orman sınırlandırılmasının iptali ile taşınmazın orman sınırları içine alınmasını ve 101 ada 1 sayılı parsele eklenerek orman vasfı ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Hazine, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile davaya müdahil olmuş ve taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne 139 ada 2 ve 140 ada 3 parsel sayılı taşınmazların bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfiyle işaretli bölümleriyle 137 ada 4, 139 ada 1, 140 ada 2, 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların tamamının tesbitteki niteliğiyle kararda gösterildiği şekilde zilyetleri adına; 139 ada 2 ve 140 ada 3 parsel sayılı taşınmazların bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfiyle işaretli bölümleriyle 137 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamının 101 ada 1 sayılı parsele eklenerek orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … Yönetimi, katılan Hazine tarafından 139 ada 2 ve 140 ada 3 parsel sayılı taşınmazların bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfiyle işaretli bölümleriyle 137 ada 4, 139 ada 1, 140 ada 2, 5, 6 ve 7 sayılı parsellere yönelik temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03/03/2011 gün ve 2010/16046 E. – 2011/2132 K. sayılı kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; ”Orman Yönetiminin temyiz itirazları yönünden; İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların temyize konu bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığa göre, yerinde görülmeyen Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddine,
Hazinenin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların temyize konu bölümlerinin orman sayılan yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dava Orman Yönetimi tarafından orman iddiasıyla açılmış ise de, yargılama sırasında Hazine davaya katıldığına göre, davalılar yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşulların araştırılması zorunludur. Mahkemece böyle bir araştırma yapılmamıştır.
Bu nedenle; çekişmeli 140 ada 3 parsel sayılı taşınmazın (B) harfiyle işaretli bölümüyle 137 ada 4, 139 ada 1, 140 ada 2 ve 7 sayılı parsellerin yeniden yapılacak keşifte, tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, çekişmeli taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; mahalli bilirkişi, tutanak bilirkişileri ve zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davalılar yanında, murisler yönünden de tapu ve ilgili kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı Kanunun 3.7.2005 gün ve 5304 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeye dayanarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
Çekişmeli 139 ada 2 parsel sayılı taşınmazın (B) harfiyle işaretli bölümüyle 140 ada 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise, ulaşılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Raporu hükme dayanak alınan ziraat bilirkişi raporunda taşınmazların 20 yıldır kullanılmadığı bildirilmiştir. Zilyetliğin iktisap sağlayabilmesi için aralıksız sürmesi gerekir. Uzun süreli kullanmama terk anlamı taşır. Taşınmazın 20 yıl gibi uzun bir süre kullanılmamış olması karşında zilyetliğin iradî olarak terk edildiğinin kabulü zorunludur. Bu nedenle, 139 ada 2 parsel sayılı taşınmazın (B) harfiyle işaretli bölümüyle, 140 ada 5 ve 6 sayılı parsellere yönelik katılan Hazinenin davasının kabulü gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olup açıklanan nedenlerle katılan Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 139 ada 2 ve 140 ada 3 parsel sayılı taşınmazların bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfiyle işaretli bölümleriyle 137 ada 4, 139 ada 1, 140 ada 2, 5, 6 ve 7 sayılı parsellere yönelik BOZULMASI” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra;
1- Dava konusu 139 ada 2 , 140 ada 3 parsel sayılı taşınmazların (B) harfi ile işaretli kısımlarına ve 137 ada 4 ile 139 ada 1 ve 140 ada 2, 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davanın REDDİNE,
2- 139 ada 2 parsel sayılı taşınmazdan (B) harfi ile işaretli 1086,47 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tarla niteliği ile … adına,
3- 140 ada 3 parsel sayılı taşınmazdan (B) harfi ile işaretli 1114,26 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tarla niteliği ile … adına,
4- 137 ada 4 parsel sayılı 1620,89 m² yüzölçümündeki taşınmazın tesbit gibi tarla niteliği ile … adına,
5- 139 ada 1 parsel sayılı 765,07 m² yüzölçümündeki taşınmazın tesbit gibi tarla niteliği ile … adına,
6- 140 ada 2 parsel sayılı 801,06 m² yüzölçümündeki taşınmazın tesbit gibi tarla niteliği ile … adına,
7- 140 ada 5 parsel sayılı 449,92 m² yüzölçümündeki taşınmazın tesbit gibi tarla niteliği ile … adına,
-3-
2014/6582-9916
8- 140 ada 6 parsel sayılı 1456,70 m² yüzölçümündeki taşınmazın tesbit gibi tarla niteliği ile … adına,
9- 140 ada 7 parsel sayılı 1469,97 m² yüzölçümündeki taşınmazın tesbit gibi tarla niteliği ile … adına tesciline karar verilmiş, müdahil davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm; Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 09/04/2012 tarih ve 2011/17617 E. – 2012/5356 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik yoktur. Ancak; Dairenin bozma kararından önce davanın kısmen kabul kısmen reddine dair kurulan hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiş, Hazinenin temyiz itirazları yönünden hüküm 140 ada 5 ve 6 sayılı parsellerin tamamı ile 139 ada 2 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen bölümü yönünden taşınmazların 20 yıldır kullanılmadığı, bu nedenle iradî terkin oluştuğu kabul edilerek, bu taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kesin nitelikli bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulmakla, taraflar yönünden usulî kazanılmış hak, mahkeme bakımından ise, bozma kararı gereğince işlem yapma zorunluluğu doğar. Bu durumda; mahkemece 140 ada 5 ve 6 sayılı parseller ile 139 ada 2 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen bölümü yönünden müdahil davacı Hazine lehine usulî kazanılmış hak oluştuğundan, Hazinenin adı geçen parseller ile parsel bölümü hakkındaki davasının da kabulüne karar verilmesi gerekirken, usulî kazanılmış hak ilkeleri dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, ayrıca, davacı … Yönetiminin isminin karar başlığında yazılmaması da usûl ve kanuna aykırıdır.” denilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu; dava konusu 139 ada 2 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile işaretli kısımlarına ve 140 ada 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davanın KABULÜNE,
139 ada 2 parsel sayılı taşınmazdan fen ve orman bilirkişilerinin ölçekli krokisinde, (A) harfi ile işaretli kısmının ifrazından sonra geriye kalan (B) harfi ile işaretli 1086,47 m² yüzölçümündeki taşınmazın, 140 ada 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm, asli müdahil Hazine tarfından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 27/11/2014
gününde oy birliği ile karar verildi.