Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2014/6752 E. 2014/9894 K. 26.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6752
KARAR NO : 2014/9894
KARAR TARİHİ : 26.11.2014

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil-davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Kanunun (5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen) Ek-4. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında Yayla Köyü 3074, 3076, 3354 ve 3355 parsel sayılı 2/B parsellerinden, 3074 nolu parselin …’nın; 3354 ve 3355 nolu parsellerin Hasan oğlu …’ün; 3076 nolu taşınmazın…oğlu ….ın kullanımında olduğu beyanlar hanesine şerh verilmiştir.
Davacı Köy Tüzel Kişiliği çekişmeli taşınmazlardan 3076, 3354 ve 3355 nolu taşınmazların zilyetliğinde bulunduğu iddiasıyla dava açmıştır. Fahri İmancı’nın 3074 ve 3076 sayılı parsellerin, …’in ise, 3354 ve 3355 nolu parsellerin sınırlarının yanlış hesaplandığı ve kullanıcı oldukları iddiasıyla açtığı davalar birleştirilmiştir.
Mahkemece; davacı … ve Köy Muhtarının Yayla Köyü 3354 ve 3355 sayılı parseller yönünden açtıkları davalarının reddine, kadastro tesbitlerinin iptali ile bu taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescillerine, davacı …….e, davacı Köy Muhtarlığının 3076 parsel sayılı taşınmaz yönünden açtığı davanın reddine karar verilmiş, hükmün birleşen dosya davacısı … ile davalı … tarafından 3354 ve 3355 nolu parseller yönünden temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02/02/2012 gün ve 2012/198 – 852 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Dava, Köy Tüzel Kişiliği ve gerçek kişiler tarafından 3402 sayılı Kanunun (5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik) Ek-4. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında çekişmeli 2/B parsellerinin beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhlerine itiraz olarak açılmıştır. Hazine ve Orman Yönetimi tarafından taşınmazların orman oldukları iddiasıyla açtıkları dava ya da usûlüne uygun katılımları bulunmamaktadır. Buna rağmen, mahkemece, Hukuk Yargılama Usûl Kanunun 74. maddesi (6100 sayılı Kanunun 26. maddesi) gereği taleple bağlı kalınmadan dava konusu Yayla Köyü 3354 ve 3355 sayılı parsellerin kadastro tesbitlerinin iptali ile bu taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş olması usûl ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.” denilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davacı … Tüzel Kişiliğinin davasının reddine, …’in davasının kabulü ile 3354 ve 3355 sayılı parsellerin beyanlar hanesindeki “kullanıcı Hasan oğlu …’dür’ ibaresinin iptaliyle “kullanıcısı …oğlu …’dir” olarak düzeltilmesine, taşınmazların bu şekilde tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine, Orman Yönetimi ve … vekili tarafından temyiz edilmekle, bu kez, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25/11/2013 gün 2013/6268 – 10667 sayılı kararı ile davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddine, Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan red-bozma kararında özetle; “İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davalı …’ün taşınmazlar üzerinde zilyetliği bulunmadığı anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, her ne kadar bozma kararında, “Hazine ve Orman Yönetimi tarafından taşınmazların orman oldukları iddiasıyla açtıkları dava ya da usûlüne uygun katılımları bulunmamaktadır. Buna rağmen, mahkemece, Hukuk Yargılama Usûl Kanunun 74. maddesi (6100 sayılı Kanunun 26. maddesi) gereği taleple bağlı kalınmadan dava konusu Yayla Köyü 3354 ve 3355 sayılı parsellerin kadastro tesbitlerinin iptali ile bu taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş olması usûl ve kanuna aykırıdır” gerekçesiyle bozulmuş ise de, Dairenin bozma kararından sonra Hazine ve Orman Yönetimi usûlüne uygun olarak davaya müdahil olduklarına göre, talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin isabetsiz olduğu” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra; davacı … ve davacı … Muhtarlığının Yayla Köyü 3354 ve 3355 sayılı parseller yönünden açmış oldukları davanın reddine,
Aslî müdahil Orman Yönetimi ve Hazinenin davalarının kabulü ile Yayla Köyü 3354 ve 3355 parsel sayılı taşınmazların tespitinin iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline,
Davacı Köy Tüzel Kişiliğinin Yayla Köyü 3076 parsel yönünden açtığı davanın reddine dair verilen karar kesinleştiğinden bu parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş hüküm müdahil-davalı Hazine tarafından vekâlet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanuna göre yapılarak 1940 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile 1993 yılında kesinleşen 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik hükümlerine göre yapılan 2/B madde çalışmaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye göre yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı Hazine lehine vekâlet ücretinin Kadastro Kanununun 31/3. maddesi gereğince davanın önemi, vekilin sarf ettiği emek, tarafların davada iyi niyetle hareket edip etmediği, hak ve eşitlik kuralları gözönünde tutularak maktuan takdir ve tayin edilmesi gerekirken, Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre takdir edilmesi doğru değil ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak, davacı gerçek kişiden bağımsız olarak Yayla Köyü Tüzel Kişiliğinin Hazine aleyhine açmış olduğu dava da reddedildiği halde, davalı Hazine lehine reddedilen bu dava yönünden de 3402 sayılı Kadastro Kanununun 31/3. maddesi gereğince ayrı vekâlet ücreti takdiri gerekirken bu husustan sarfınazar edilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasına 9.bent olarak “9-Yayla Köyü Tüzel Kişiliği’nin açtığı davada davalı Hazine kendisini vekille temsil ettirdiğinden Kadastro Kanununun 31/3. maddesi gereğince davanın önemi, vekilin sarf ettiği emek, hak ve eşitlik kuralları gözönünde tutularak 300-.TL vekâlet ücretinin davacı Köy Tüzel Kişiliği’nden alınarak davalı Hazineye verilmesine” ibaresi yazılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA 26/11/2014 günü oy birliği ile karar verildi.