Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2014/6805 E. 2014/9451 K. 13.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6805
KARAR NO : 2014/9451
KARAR TARİHİ : 13.11.2014

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı …, 08/01/2014 havale tarihli dilekçesi ile; …. İlçesinin, …. Kasabasının, Eminli Mahallesinde bulunan 156 ada 10, 15 ve 18 parsel numaralı arazilerin dedesinden babasına ve babasından da kendisine intikal eden arazi olup, bu araziyi tahminen 50-60 yıldan beri zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu ve her üç arazinin de meyve bahçesi olduğunu, davaya konu olan arazinin kasabalarında yerel kadastro çalışmaları sırasında orman arazisi olarak bırakıldığını, orman kadastro çalışmaları sırasında yine orman olarak davalı kurum adına tespit ve tescilinin yapıldığını, kasabalarında aşıra derecede göç olayı olduğu için bir kaç yıldan beri ekim dikim yapamadığı için meyve bahçesi haline getirdiğini ve bazı kısımlarında da hayvanlarını otlatmak suretiyle kullandığını, bu nedenle davaya konu olan taşınmazın orman arazisi olmasının mümkün olamayacağını ve komşu taşınmazların dava konusu taşınmazlar aynı nitelikte olmasına karşın orman vasfından çıkarılarak 2/B maddesine giren arazi olarak tespit edildiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazların tespitinin iptali ile kendi adına tapuya kayıt ve tecili istemiyle dava açmış; duruşmada alınan beyanında ise, dava konusu taşınmazların komşusu olan taşınmazların 2/B kapsamına alınmasına rağmen 156 ada 10, 15 ve 18 parsellerin 2/B kapsamına alınmadığını ileri sürerek, bu nedenle bu parsellerin 2/B kapsamına alınarak orman sınırları dışına çıkartılmasını istediğini, taşınmazların zilyetliğinin kendisine ait olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların kesinleşen orman sınırları içerisinde kaldığı ve 2/B uygulamasına konu edilmediği, davacının idareyi zorlayıcı dava açamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından esasa yönelik olarak davalı … Yönetimi tarafından ise vekâlet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, bir aylık askı ilân süresi içerisinde açılan 2/B uygulamasına itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanunun 4. maddesine göre yapılan orman kadastrosu 1998 yılında kesinleşmiş ve 09.12.2013 tarihinde ilân edilen 2/B uygulaması ise açılan dava nedeni ile kesinleşmemiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, dava konusu 156 ada 10 parsel sayılı taşınmazın … Kadastro Mahkemesinin 1999/5 E. – 2001/2 K. sayılı ilâmı ile, 156 ada 15 parsel sayılı taşınmazın aynı mahkemenin 1999/6 E. – 2001/78 K. sayılı ilâmı ile hükmen orman vasfı ile tapuya kaydedildiği, 156 ada 18 parsel sayılı taşınmazın ise 1999 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında orman niteliği ile Hazine adına tesbit ve tescil edildiğine göre orman niteliğinde olan bu taşınmazların, hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması için Orman Yönetimini zorlayıcı nitelikteki davanın dinlenme olanağı yoktur.
Davalı … Yönetimin temyiz itirazları bakımından ise; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 31/son maddesi gereğince davalı … Yönetimi lehine takdiren vekâlet ücreti hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Değinilen yönler gözetilerek mahkemece davanın reddine ve davalı … Yönetimi lehine takdiren vekâlet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; davacı … ve davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 13/11/2014 günü oy birliği ile karar verildi.