Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2014/7043 E. 2014/9399 K. 12.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7043
KARAR NO : 2014/9399
KARAR TARİHİ : 12.11.2014

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Karabayır Köyü 107 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, orman; 107 ada 111 parsel sayılı taşınmaz ise 35754,43 m2 yüzölçümü ve ham toprak niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir.
Davacı, taşınmazların kendi zilyetliğinde olduğu iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece, 107 ada 1 sayılı parsel başka dosyada da davalı olduğundan bu parsele yönelik dava tefrik edilmiş; 111 parsel yönünden davanın kabulüne ve dava konusu parselin (B) ile gösterilen (5435 m2) bölümünün davacı adına tapuya tesciline, (D) ve (E) ile gösterilen bölümlerine ilişkin davanın reddine, tesbit gibi tesciline karar verilmiş; hükmün davalı … tarafından taşınmazın (B) ile gösterilen bölümüne yönelik olarak temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.04.2013 tarih ve 2013/753E. – 2013/4768 K sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece (B) ile işaretli taşınmaz bölümü yönünden orman sayılan yerlerden olmadığı ve davacı yararına kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma ve inceleme  hükme  yeterli değildir. Şöyle  ki; 25.04.2012 tarihli keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişiler, yaklaşık 50 yıldır taşınmazın düzlük yerlerinin ekilmek, eğimli yerlerinin ise ağaç kesmek suretiyle kullanıldığını bildirmişler; uzman orman bilirkişi raporunda (B) harfli bölümün eğiminin % 10 – 15, üzerinde 15 – 20 yaşlarında meşe ağaç ve çalıları olduğu, 1951 tarihli memleket haritasında açık alanda yer aldığı; ziraat bilirkişi raporunda ise yine (B) harfli bölümünde 8 – 10 yaşlarında palamut ağaçları olduğu, eğimden dolayı makinalı tarım yapılmasının mümkün olmadığı açıklanmıştır. Mahkemece iki rapor arasındaki ağaç yaşlarına ilişkin çelişki üzerinde durulmadığı gibi, kadastro tespitinden 20 yıl önceki tarihlerdeki kullanım durumunu ve tasarruf sınırlarını göstermek üzere 1980’li yıllara ait memleket haritaları ve hava fotoğrafları üzerinden araştırma yapılmamış, buna göre zilyedlikle kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılmamış, zilyedlik tanıkları da dinlenmemiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek, hayvan otlatmak, ağaç kesmek imar ve ihya olarak kabul edilemez) ve imar – ihyanın tamamlandığı tarihten, tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülen taşınmazların, Kadastro Kanunun 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ve ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden 15 – 20 yıl önce çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen orijinal renkli memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazların niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi zorunludur.
O  halde;  mahkemece yeniden yapılacak keşifte, taşınmazları geniş çevresiyle birarada gösteren kadastro paftası ile 1980′ li yıllara ait memleket haritası ve hava fotoğrafları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazların niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, bu belgelere göre orman ya da 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinde ifade edilen orman içi açıklık olup olmadığı belirlenmeli, ziraat uzmanından taşınmazdaki ağaçların sayısı, yaşı, konumu, kapalılık oranı, hakim ağaç türünün ne olduğu, tarım yapılan düzlük alanların nereler olduğu sorup saptanmalı, zilyedlik tanıkları dinlenmeli, ağaç kesmek suretiyle sürdürülen zilyedliğin kazanmayı sağlamayacağı düşünülmeli, bundan sonra toplanacak deliller çerçevesinde karar verilmelidir.” denilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, 107 ada 111 parsel numaralı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece Hazineye yönelik davanın reddedilmiş olmasına rağmen Hazine yararına vekâlet ücreti takdir edilmemiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasına “Davalı … davada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden 3402 sayılı Kanunun 31/3 maddesi uyarınca davanın önemi, vekilin sarf ettiği emek, tarafların davada iyi niyetle hareket edip etmediği, hak ve eşitlik kuralları gözönünde tutularak 300.-TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine” ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA 12/11/2014 günü oy birliğiyle karar verildi.