Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2014/7782 E. 2014/9477 K. 13.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7782
KARAR NO : 2014/9477
KARAR TARİHİ : 13.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Yörede 1969 yılında yapılan kadastro sırasında Gökçeali Köyü 260 parsel sayılı 10020,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 01 Nisan 1953 tarih, 129 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak Fatma Kılıç adına tespit edilmiş, Orman Yönetimi orman olduğu iddiasıyla, Hazinenin ise taşınmazın mera olduğu iddiasıyla tespite yaptıkları itirazlar üzerine, Tapulama Komisyonu 766 sayılı Kanunun 29. maddesine göre yetkisizlik kararı verilerek, dosyayı Tapulama Mahkemesine göndermiş, Tapulama Mahkemesince de; 29/07/1983 tarih ve 1979/56 – 1983/1170 sayılı karar ile; Gökçeali Köyü 260 nolu parselin (E) harfi ile işaretli 8148,00 m² yüzölçümündeki bölümünü ifrazen 766 sayılı Kanunun 46/3. maddesi uyarınca, müseccel bulunduğu Gökçeali Köyü tapu kütüğüne orman olduğundan, olduğu gibi aktarılmasına ve aynı parselin geriye kalan 1872,00 m² yüzölçümündeki bölümünün ise ölü Şerif kızı Fatma Kılıç adına tapuya tesciline karar verilmiş, Hazinenin temyizi üzerine de, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 21/03/1985 gün ve 1984/2873 – 1985/3234 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Kesinleşen bu karar gereğince dava konusu 260 parsel 1872,00 m² yüzölçümüyle, davalı gerçek kişilerin murisi Fatma Kılıç adına tapuya tescil edilmiştir.
Davacı Hazine, 26/04/2006 havale tarihli dilekçesiyle; Gökçeali Köyü 260 parsel sayılı 1872,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın kesinleşen 2/B madde uygulama sahasında kaldığı iddiasıyla, davalı gerçek kişiler adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın 2/B madde niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çekişmeli taşınmazın kesinleşen 2/B madde uygulama sahasında kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 1949 yılında yapılmış, sonuçları 09.12.1949 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir. Daha sonra 1993 yılında 3302 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 04.09.1995 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve Çatalca Tapulama Mahkemesinin 29/07/1983 tarih ve 1979/56 – 1983/1170 sayılı kararıyla, dava konusu 260 sayılı parselin 1872,00 m² yüzölçümündeki bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu tesbit edilerek, taşınmaz 260 parsel sayısıyla tesbit maliki Fatma Kılıç adına tesciline karar verilmiştir. Mahkeme kararı ile orman sayılmayan yer olduğu belirlenen 260 sayılı parselin daha sonra yapılan 2/B madde uygulaması ile Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarılması mümkün
değildir. Öncesi orman olmayan bir yer 2/B madde uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarılamaz; kaldı ki, taşınmazın 2/B madde alanında kaldığı kabul edilse dahi, karar tarihinden sonra 26/04/2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6292 sayılı Kanunun “2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar” başlıklı 7 maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde “Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir…” şeklindeki amir hükmü gereğince de davalıların murisi adına kayıtlı olan tapu kaydının iptaline olanak yoktur. Belirtilen gerekçeler ile davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 13/11/2014 günü oy birliği ile karar verildi.