YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13511
KARAR NO : 2016/941
KARAR TARİHİ : 26.01.2016
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki davada Ankara 4. Sulh Hukuk, Ankara 13. Asliye Hukuk ve Ankara 6. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, menfi tespit davasıdır.
Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesince, 6100 sayılı HMK’nın 2 ve 4. maddeleri gereğince davanın asliye hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi ise, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
Ankara 6. Tüketici Mahkemesi tarafından ise, uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanunun 3/1. maddesinde düzenlenen tüketici ilişkisi bulunmadığı ve haksız fiilden kaynaklandığı gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, 1. maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde “Tüketici: Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi” şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukukî işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir.
Somut olayda; davacının, davalı ile aralarında bir sözleşme ve abonelik ilişkisi bulunmadığı, davacının kaybettiği kimliğiyle üçüncü kişilerce abonelik sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmedeki imzaların kendisine ait olmadığı, A.. Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmada süphelinin de bu durumu itiraf ettiğini ileri sürerek, borçlu olmadığının tespiti istemiyle dava açtığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafça, davalı ile aralarında herhangi bir sözleşme bulunmadığı ileri sürülmüş ise de, uyuşmazlığın temelinin, sözleşmenin taraflarca düzenlenip düzenlenmediği ve sözleşme altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığının belirlenmesine bağlı ve abonelik sözleşmesinin de, tüketici işlemi olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülerek çözümlenmesi gerekmektedir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Ankara 6. Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 26/01/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.