Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2015/15515 E. 2017/3387 K. 18.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15515
KARAR NO : 2017/3387
KARAR TARİHİ : 18.04.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
… ilçesi, … köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz … niteliğiyle … adına tapuda kayıtlıdır. 214 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ise; yaylak niteliğiyle orta malı olarak tespit edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin … ilçesi … köyünde bulunan 2004 yılında satın alarak kullandığı taşınmazının bir kısmının 101 ada 1 … parseli içinde, bir kısmının ise 214 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içinde tespit edilerek, … ve Köy Tüzel Kişiliği adına tescil edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin kullandığı yaklaşık 8000 m2’lik yere ait tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapu iptal tescil ve yayla niteliğiyle özel sicilde kayıtlı taşınmazın, özel sicildeki kaydının iptaline yöneliktir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 2008 yılında yapılıp 29.12.2008- 28.01.2009 tarihleri arasında ilân edilen arazi kadastrosu 29.01.2009 tarihinde kesinleşmiş olup, dava konusu 214 ada 1 parsel sayılı taşınmaz arazi kadastrosu sırasında tescil harici bırakılarak orta malı olarak sınırlandırılmıştır. 6831 sayılı … Kanununa göre 2005 yılında yapılan … kadastrosu ise 11.11.2006 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, özellikle keşif sonucu düzenlenen … ve ziraat bilirkişi raporundan çekişmeli taşınmazın tarıma uygun yerlerden olmadığı, keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi ve davacı tanıklarının beyanlarından da taşınmazın kullanılmadığının anlaşılmasına göre davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı belirlenerek, yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18.04.2017 günü oy birliğiyle karar verildi.