YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17109
KARAR NO : 2017/4659
KARAR TARİHİ : 29.05.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili 05/05/2009 havale tarihli dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … köyünde yer alan 6000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 60 yılı aşkın süredir murislerinden bu yana zilyetliklerinde olduğunu belirterek taşınmazın davacılar adına tapuya tescilini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne, fen bilirkişisi ….’in 15.07.2010 tarihli krokili fen raporunda (A) harfi ile gösterilen toplam 5.314,32 m2 yüzölçümlü dava konusu taşınmazın tapuda son kayıt numarası verilmek sureti ile davacılar …, …, …, … ve … …. adlarına … Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.12.1996 tarih ve 1996/862 E. – 1996/850 K. sayılı veraset ilamındaki payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapusuz taşınmazın Medeni Kanunun 713. maddesi uyarınca tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1977 yılında yapılıp 12.09.1977 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması bulunmaktadır. Daha sonra 1990 yılında 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulamaları yapılmış; bu çalışma da 21.02.1991 tarihinde ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1975 yılında yapılmış ve 30.06.1977 – 31.07.1977 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosuna, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 29/05/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.