Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2015/4002 E. 2015/9825 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4002
KARAR NO : 2015/9825
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

MAHKEMESİ : Kayseri 2. Tüketici Mahkemesi
TARİHİ : 26/01/2015
NUMARASI : 2015/110-2015/83

Taraflar arasındaki sigorta hukukundan kaynaklı itirazın iptali davasında Kayseri Asliye Ticaret ile Kayseri 2. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Asliye ticaret mahkemesince, uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun kapsamında kalıp, taraflardan birinin tüketici olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
Tüketici mahkemesi tarafından ise, hem davacı hem de davalının ticaret şirketi olduğu davacı şirketin ticari işlerinde kullandığı aracı davalı sigorta şirketine sigortalattırdığı, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olmadığı 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesi kapsamında mutlak ticari dava olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK’nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Davacı ile davalı sigorta şirketi arasında kurulan kasko sigorta poliçesine ilişkin sözleşmenin 6502 sayılı TKHK’nın 3. maddesi anlamında bir tüketici işlemi olduğunun kabulü için öncelikle sigorta ettiren davacının tüketici tanımına uyması gerekmektedir. Davacı sigorta ettiren ticaret şirketi olup sigorta ettirilen araç da ticari nitelikte bir araçtır. Bu durumda iki tarafın da tacir olduğu ve ticari işletmelerini ilgilendiren davanın asliye ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince; Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 21/10/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.