YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8754
KARAR NO : 2015/10006
KARAR TARİHİ : 22.10.2015
MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/04/2015
NUMARASI : 2015/17-2015/17
Taraflar arasında görülen davada, mahkeme hâkimi, 16.04.2012 tarihli duruşmada “davalı-karşı davacı tarafın sürekli reddi hâkim talebinde bulunduğu, mahkeme hakimine hitaben yazılan yazı nedeni ile gereğinin takdir ve ifâsı için Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğu” gerekçesiyle davadan çekilmiştir. Mahkeme hâkiminin çekilmesi HMK’nın 36. maddesi gereğince kendi kendini reddi niteliğindedir.
K A R A R
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı-karşı davacı tarafından 30.09.2013 tarihli dilekçe ile “…Hâkimin başka davalardan gelen hasmane tavrını bu davanın başından itibaren devam ettirdiği, raporlu olmasına rağmen, dilekçe havalesi esnasında yakınlarına, celseye gelmediğim takdirde davayı bitireceğini söylediği, oğluna hakaret ettiğinden hâkimin tarafsızlığından şüphe duyulduğu…” gerekçesiyle reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Reddedilen hâkimin talebin reddinin gerektiği yönündeki görüşü üzerine dosyayı inceleyen merci tarafından reddi hâkim talebinin reddine ve ret talebinin kötüniyetle yapıldığı yönünde iddia ve ispat bulunmadığından disiplin para cezasının uygulanmasına yer olmadığına ilişkin verilen karar, davalı – karşı davacı tarafından temyiz edilmekle Dairemizin 11.02.1014 tarih ve 2013/11035 – 2014/1630 karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmiştir.
Ancak, mahkeme hâkimi, 30.09.2013 tarihli duruşmada davadan çekildiğini bildirmiş, 21.04.2015 tarihli mütalaasında ise; davalı – karşı davacının mahkemeye hitaben vermiş olduğu 29.09.2014 tarihli dilekçe ekinde, 25.09.2014 tarihli ve Gökhan Yılmazer tarafından yazıldığı iddia edilen ancak mahkemece müstear isim olarak yazıldığı düşünülen mektup ile tarafına hakaret edildiği, çeşitli ithamlarla suçlandığı, bu dilekçenin davalı karşı davacı tarafından gönderildiğinin ve hâkim hakkında HSYK’ya şikayette bulunduğunu belirtmesi ve mektupta yazan hakaretler nedeni ile davalı karşı davacı hakkında hâkim tarafından suç duyurusunda bulunulması nedeni ile davalı – karşı davacı ile aralarında husumet oluştuğu” gerekçesiyle davadan çekilmiştir. Mahkeme hâkiminin çekilmesi HMK’nın 36. maddesi gereğince kendi kendini reddi niteliğindedir.
Çekilme talebini değerlendiren merci tarafından hâkimin davadan kendiliğinden çekilmesi için koşullar oluşmadığından 16.04.2015 tarihli çekilme kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiş olup, bu hüküm davalı – karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Hâkimin davadan çekilmesi kararlarının merci hâkimliğince kabulüne veya reddine dair verilen kararlar bakımından, (HMK’nın geçici 3/1 maddesi atfıyla) HUMK’nın 36/A maddesi hükümleri uyarınca (HMK m. 43); Esas hüküm bakımından temyiz yolu kapalı bulunan dava ve işlerde (m. 427,II) hâkimin reddi istemi ile ilgili merci kararları kesindir.
Bu itibarla, esas hüküm bakımından temyiz yolu kapalı bulunan dava ile ilgili merci kararına yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE, temyiz harcının istek halinde iadesine 22/10/2015 günü oy birliği ile karar verildi.