Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2016/115 E. 2016/3329 K. 16.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/115
KARAR NO : 2016/3329
KARAR TARİHİ : 16.03.2016

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: … 2. İş Mahkemesi

Taraflar arasındaki davada İstanbul 22. Asliye Hukuk ile İstanbul 2. İş Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesince, davacılar ile davalı arasındaki ilişki, 6098 sayılı BK’nın 393. ve 394. maddeleri uyarınca hizmet akdi niteliğinde olup, 4857 sayılı İş Kanununun 1. maddesine göre davacıların işçi konumunda olduğu, bu durumda taraflar arasındaki hizmet akdinden kaynaklanan uyuşmazlığın iş mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 2. İş Mahkemesi ise, taraflar arasındaki ilişkinin işçi işveren ilişkisi olarak değerlendirilemeyeceği kabul edilerek genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Somut olayda davacılar vekili, müvekkillerinin davalının muhasebe işlerini yaptıklarını ancak davalının 2008 yılındaki muhasebe ücretlerinin bir kısmının ödenmediğini, buna ilişkin başlattıkları icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, söz konusu bu itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir. Aynı Kanunun 8/1. maddesine göre iş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. Ücret, iş görme ve bağımlılık, iş sözleşmesinin belirleyici öğeleridir.
İş sözleşmesini eser ve vekâlet sözleşmelerinden ayıran en önemli ölçüt, bağımlılık ilişkisidir. Vekil, bağımsız olarak iş görür; bu nedenle, faaliyetini sürdüreceği zamanı belirlemede kısmen de olsa serbestliğe sahiptir. Bütün zamanını tek bir müvekkile özgülemek zorunda olmayan vekil, farklı kişilerle vekâlet sözleşmeleri yapabilir. Ekonomik olarak tek bir işverene bağımlı değildir.
Dosya kapsamından, taraflar arasındaki ilişkinin işçi işveren ilişkisi olarak değerlendirilemeyeceği, bu ilişkinin vekâlet ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesine göre, iş mahkemelerinin görevi “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi”dir. İşçi sıfatını taşımayan davacıların talepleriyle ilgili söz konusu bu davanın, iş mahkemesi yerine genel görevli asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 16/03/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.