YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13798
KARAR NO : 2019/3938
KARAR TARİHİ : 12.06.2019
………
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
…….. yılında yapılan kadastro çalışmalarında 352 parsel sayılı taşınmazın 33400 m² yüzölçümü ile mera niteliğiyle sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiştir. 2015 yılında……sayılı Mera Kanunu uyarınca mera tespit ve tahdit ile tahsis çalışmaları yapılmıştır.
Davacı … Yönetimi dava dilekçesinde özetle; mera olarak özel sicilinde kayıtlı olan dava konusu 352 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı, memleket haritalarında ağaçlık alan olarak renklendirildiğini ve fiili olarak da orman niteliğinde bulunduğunu ileri sürerek taşınmazın mera olarak yapılan kaydının ve mera tespit, tahdit ve tahsis çalışmalarının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini talep ve dava etmiştir.
Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda taşınmazın evveliyatının orman olduğu, orman bütünlüğü içerisinde yer aldığı, fiilî olarak orman ağaçları ile kaplı olduğu ve mera niteliğinde olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile …….. ada 6 parsel (eski 352) sayılı parselin mera olan tapu kaydının iptali ile fen bilirkişilerinin 02/05/2016 tarihli raporuna ekli krokide pembe renkle taralı kısmın orman vasfı ile davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1974 yılında kesinleşen orman tahdidi ve 22/01/2016 tarihinde kesinleşen 3402 sayılı Kanunun 22/a uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve bilirkişi kurulu raporuna göre taşınmazın 1974 yılında kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içerisinde kaldığı ve filli durumunun da eylemli orman niteliğinde olduğu anlaşıldığına göre, davacı … Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, mahkemece talep olduğu halde mera tespit, tahdit ve tahsis kararının iptaline karar verilmemesi doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının ikinci paragrafında yer alan “mera olan tapu kaydının iptali ile” cümlesinden sonra gelmek üzere “bu parsellere ilişkin olarak il mera komisyonu tarafından yapılan mera tespit, tahdit çalışmaları ile tahsis kararının iptaline” cümlesi yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 12/06/2019 günü oy birliği ile karar verildi.