YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5392
KARAR NO : 2020/1422
KARAR TARİHİ : 01.06.2020
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesi ile, müvekkilerinin Güngören, 986 ada 2 parsel sayılı taşınmazda 2, 3 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin malikleri olduğunu, davalıların 1 nolu bağımsız bölümün maliki olduklarını, müvekkillerinin Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesine 2014/14 Değişik İş sayılı dosyasında projeye aykırılık hususunda tespit yaptırdıklarını, davalıların projeye aykırı kullanımla haksız kazanç elde ettiklerini, davalıların sığınakları, depoları, merdivenleri ve wcleri iptal edip iş yeri ve depo haline getirdiklerini, projeye aykırı çay ocağı açıldığını, davalıların binadaki bir kısım kolon, kiriş ve duvarları kaldırdıklarını, binanın taşıyıcı sistemine zarar verdiklerini, bu projeye aykırılıklar nedeniyle müvekkillerinin iş yerini kiraya veremediklerini, iş yeri ruhsatı alamadıklarını, bu nedenlerle projeye aykırılıkların giderilmesini, müdahalenin menini talep ve dava etmişlerdir.
Mahkemece davalıların maliki oldukları 1 nolu bağımsız bölümün bulunduğu 1 ve 2. bodrum kattaki projeye aykırılıkların giderilmesi ve mimari projesine uygun eski hale iadesinin gerektiğinden davanın kısmen kabulüne, davacıların kendi bağımsız bölümlerinin bulunduğu katlardaki projeye aykırılıklarla ilgili davalıların sorumluluğunun bulunmadığından bu aykırılıklarla ilgili davalılar aleyhine açılan davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 18/06/2018 tarih, 2017/2980 E. – 2018/4543 K. sayılı ilamıyla “1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, mahkemece projeye aykırı hususlar belirlenip, eski hale getirilmesine karar verilmesine karar verildiğine göre anılan kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalıların temyiz isteminin reddi,
Her ne kadar mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmişse de dosya kapsamından davalı aleyhine açılan davanın tamamının kabul edildiği, reddedilen kısımların ise aynı binada bulunan davacının kendi bağımsız bölümlerine yapmış olduğu projeye aykırılıklara ilişkin olduğu buna karşı açılmış bir dava bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece davacıların da yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmalarına yönelik olarak hüküm kurulması doğru değilse de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 3. bendinde ki “Davacı tarafından yapılan ilk masraf 25,20.-TL, keşif harcı 195,40.-TL, bilirkişi ücreti 2.550,00.-TL, keşif araç gideri 75,00.-TL, 7 tebligat gideri 57,00.-TL, delil tespiti yargılama gideri 4.223,00.-TL olmak üzere toplam 7.125,60.-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre takdiren 3.562,80.-TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,” ibaresinin hükümden çıkarılmasına ve yerine “davacı tarafından yapılan 7.125,60.-TL yargılama giderinin
davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle onanması” gereğine değinilmiştir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18/06/2018 tarihli ilamı ile hüküm 11/09/2018 tarihinde kesinleşmiştir.
Davalılar vekili talep dilekçesinde özetle; mahkemeden verilen 2014/883 E. – 2016/16 K. sayılı hükmün kesinleştiği ve halen icra aşamasında olduğu, davaya konu projeye aykırılıkla ilgili “İmar Barışı” olarak bilinen 3194 sayılı İmar Kanunun geçici 16. maddesi ile getirilen değişiklik nedeniyle davalılar tarafından başvuru yapıldığı ve yapı kayıt belgesi alındığı, ilgili mahkeme kararında geçen projeye aykırılıklar ve tüm bina ile ilgili olarak imar barışına başvurulmuş olup yeni belge elde edilmesi nedeniyle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması gerektiği belirtilerek mahkeme kararının Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü 2018/14903 Esası ile icra aşamasında olmakla yargılamanın iadesi talebinin kabulü ile telafisi mümkün olmayan zararların meydana gelmemesi açısından tedbiren icranın durdurulması kararı verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece ek karar ile 6100 sayılı HMK’nın 375. maddesinde yargılamanın iadesi sebepleri tahdidi olarak sayılmış olup somut olayda belirtilen sebeplerden hiçbirinin oluşmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin yargılamanın iadesi ve icranın durdurulması taleplerinin reddine karar verilmiş, ek karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere ve HMK’nın 375. maddesinde gösterilen yargılamanın yenilenmesi sebepleri bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûle ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davalılara yükletilmesine 01/06/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.