YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1075
KARAR NO : 2016/3591
KARAR TARİHİ : 20.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının …..tarihli iddianamesi ile, sanığın yetkilisi olduğu şirket adına bankadan aldığı krediye teminat amacıyla borçlusu müşteki … olan suça konu iki adet bonoyu bankaya verdiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine müştekinin aleyhine icra takibi başlatıldığı, müştekinin borca ve imzaya itiraz ettiği, yapılan kriminal incelemede bono üzerinde atılı bulunan borçlu imzalarının müştekinin eli mahsulü olmadığı, bu şekilde sanığın resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması sonucunda, mahkemece her ne kadar beraat kararı verilmiş ise de, sanığın savunmasında, emekli memur olduğunu, ticaretten pek anlamadığından işyerini idare etmesi için oğlunun arkadaşı olan …..’un gayri resmi ortak olarak işyerinde çalıştığını, adı geçen ….l’in şahsi borcu nedeniyle ….’dan işyerine haciz geldiğini, gerek yardımcı olmak amacıyla gerekse de işyerinin itibarını düşünerek haciz sırasında bir kısmını nakit olarak, geriye kalan kısım için de şirket adına çek vererek borcu ödediğini, suça sonu senetleri bu ilişkiye istinaden…’un kendisine verdiğini, güvendiği için ciro yaptırmadığını, şirketin adına ciro ederek bankaya verdiğini ifade etmesi, suça konu bonoların üzerinde yer alan imza ve yazıların sanığa aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmadığının anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, öncelikle yazılı savunmada isimleri geçen …ve … hakkında … İcra Dairelerinde başlatılmış icra takibi olup olmadığı, var olması halinde ….’a ulaşılmak suretiyle tanık olarak ifadesine başvurulup sanığın iddialarının doğruluğu yöntemince belirlenerek, sonucuna göre suça konu senetler üzerinde yer alan imza ve yazıların aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan ve katılana …. isimli şahsı tanıyıp tanımadığı sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.