Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2006/10918 E. 2007/8962 K. 31.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10918
KARAR NO : 2007/8962
KARAR TARİHİ : 31.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
Davacı, 21.03.1980-24.03.1980 tarihleri arasında 3 günlük çalışmasının bulunduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının Amasya Şeker Fabrikası iş yerinde geçen ve davalı kuruma bildirilen 21.3.1980-24.3.1980 tarihleri arsındaki 3 günlük çalışmalarının davacı adına tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamda belirtildiği gibi davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hizmet tesbiti davaları sonuçta, tesbiti istenilen süreye ilişkin sigorta primlerinin tahsili istemini de içerdiğine göre, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 80. maddesinin açık hükmü de dikkate alındığında, bu yolda yapılacak işlemin sonradan işverenin hak alanını da ilgilendireceği açıktır. Bu durumda, bu tür davalarda işverenin de taraf bulunması doğal ve hatta zorunludur. Yargıtay’ın yerleşik uygulaması da bu doğrultudadır. Nitekim, Hukuk Genel Kurulu’nun 04.10.2000 gün ve E. 2000/21-1241, K.2000/1236 sayılı kararı da aynı esasları içermektedir.
Somut olayda, davacının 176.03 sicil nolu Amasya Şeker Fabrikası unvanlı iş yerinde geçen 21.3.1980-24.3.1980 tarihleri arsındaki 3 günlük çalışmalarının … hizmet cetvelinde görülmesine rağmen, bu çalışmaların 28.12.2004 tarihli Kurum yazısında davacıya ait olmadığının belirtildiği görülmektedir.
Hal böyle olunca, verilecek kararın Amasya Şeker Fabrikası’nın da hak alanını doğrudan etkilediği açıktır. Bu bakımdan, Basmahan yöneticiliğinin davaya yöntemince dahil ettirilmesi için davacıya süre verilmesine, davaya dahil edilen işverenin davaya karşı diyecekleri ve delilleri sorulup varsa delilleri toplanılmak ve tüm deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmek gerekirken, mahkemece, belirtilen eksiklikler giderilmeden ve pasif ehliyet yönü halledilmeden yargılamanın sürdürülmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, temyiz eden davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 31.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.