Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2006/11315 E. 2007/8906 K. 31.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11315
KARAR NO : 2007/8906
KARAR TARİHİ : 31.05.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı 5.205.33 YTL’nin tahsiline ve çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalılar vekillerinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalı …’ne iadesine, 31.5.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Davacı, davalı işverence işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmemesi, dönem bordrolarında ise “ … “ olan isminin “ Osman Kaygusuz “ şeklinde yazılarak sigorta nosunun belirtilmemiş olması nedeniyle davalı Kurumca bu hizmetin kendisine aidiyetinin kabul edilmemesi sonucu hak ettiği tarihte yaşlılık aylığının bağlanmadığını ileri sürerek oluşan toplam 5.205.33 YTL maddi zararının dava ve ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Kurum ile davalı işverenden müştereken ve müteselsilen tahsili ile sigortalılık başlangıç tarihinin 6.1.1966 olduğunun tesbitini talep etmiştir.
Mahkemece deliller toplanmış, dönem bordrosu tanıkları dinlenmiş sonuçta üç aylık dönem bordrosunda “ Osman Kaygusuz” adına bildirilen çalışmaların davacıya aidiyetine, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 30.9.1966 tarihi olduğunun tesbitine, bu tesbitler karşısında davacının tahsis talep tarihi olan 2.10.2003 tarihini takip eden aybaşı olan 1.11.2003 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazanması gerektiğinden davacının 1.11.2003 ile dava tarihi olan 1.11.2005 tarihi arasında mahrum kaldığı toplam 5.205.33 YTL’nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının davalıya ait iş yerinde 30.9.1966 tarihinde çalışmaya başlamasına rağmen davalı işverence giriş bildirgesinin …’na verilmediği, dönem bordrolarında ise soyadı davacı soyadından farklılık gösteren “ Osman Kaygusuz” adına çalışmaların gösterildiği ve sigorta nosununda yazılmadığı, davacının 2.10.2003 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talebi üzerine davalı kurumca soyadındaki bu farklılık, sigorta nosunun yazılmamış olması, işe giriş bildirgesinin verilmemiş olması nedeniyle bu hizmetler davacıya maledilmeyerek, şartları oluşmadığından tahsis talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
Mevzuatımızda borç ilişkisinin kaynağı; sözleşme, nedensiz zenginleşme, kanundan doğan kusursuz sorumluluk ve haksız eylemdir.
Giderim davasının konusunu zarardan sorumlu olanlara giderimin ödettirilmesi oluşturur. Genel davaranış kurallarını hukuka aykırı ve kusurlu olarak ihlal eden ile zarara uğrayan arasında borç ilişkisi meydana gelir. Bunun sonucu olarak zarar veren, giderim borcu ile yükümlü tutulur.
Somut olayda bu aksaklık tamamen davalı işverenin ihmal ve hatasından kaynaklanmakta olup davalı Kurumdan sigorta nosu yazılmamış, soyadı farklı bir kişi adına kuruma bildirilen çalışmaların kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadıkça kendiliğinden davacıya aidiyeti konusunda işlem yapması beklenemez. Olay yargılama yapılmasına muhtaç olup mahkemece tanık dinlenip araştırma yapıldıktan sonra bu hizmetlerin davacıya ait olduğu kanaatine varılmıştır.
Kusurlu ve ihmali eylemi ile davacıya yaşlılık aylığının geç bağlanmasına sebebiyet veren davalı işveren davacının zararından sorumlu ise de davacıya yaşlılık aylığının geç bağlanması şeklinde gelişen zararlandırıcı olayda davalı Kurum’a kusur izafesi mümkün olmadığından davacının oluşan bu zararından davalı Kurumun diğer davalı işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulamayacağı genel hukuk kuralıdır.
Mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun davalı kurumun sorumluluğunun hukuki dayanağı gösterilmeyen genel gerekçelere dayalı onama kararına katılmıyorum.