Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2006/11353 E. 2007/8597 K. 24.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11353
KARAR NO : 2007/8597
KARAR TARİHİ : 24.05.2007

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Davacı, 3201 sayılı yasa gereği borçlanma isteminin kabulü ile aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, konusu kalmayan davada karar vermeye yer olmadığına karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının İsrail’de 1995-2000 ve 2001-2002 yılları arasında yaptığı çalışmaların kesin dönüşten sonra 2 yıl içinde başvurma şartı aranmadan 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanma yapabileceğinin tespitine ve …’nun red işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı Kurumun cevap dilekçesinde ileri sürdüğü gibi 29.3.2006 tarihinde çıkarılan Genelge ile dava tarihi olan 30.3.2006 tarihi itibariyle uyuşmazlık çözümlendiği için dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ve davacı lehine avukatlık ücreti taktirine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ise de, … sigorta İşleri Genel Müdürlüğü Yurtdışı İşçi Hizmetleri Daire Başkanlığı’nın anılan 29.3.3006 tarih ve 8-32 ek sayılı Genelgesinin Kurumun iç işleyişine ilişkin bir düzenleme içerdiği dolayısıyla davacıdan dava tarihi olan 30.3.2006 tarihi itibariyle bu Genelge’den haberdar olması gerektiğinin beklenemeyeceği açıktır. Bu nedenle davanın açılmasına davalı Kurum sebebiyet verdiğinden davacı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi ve yargılama giserlerinden davalının sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün 3.fıkrası silinerek, yerine “Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacı yararına 400.00.-YTL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine”, 4.fıkrası silinerek, yerine “Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 24.5.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.