Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2006/13212 E. 2006/8946 K. 26.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13212
KARAR NO : 2006/8946
KARAR TARİHİ : 26.09.2006

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Davacı 1.10.2005 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 26.9.2006 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava, davacının eşi sigortalı …’in 30.11.2002 tarihinde ölümü nedeniyle davacının 1.10.2005 tarihinden itibaren ölüm aylığına hak kazandığının tesbiti istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasa’nın 41.maddesinde yer alan ” üç tam yıl” ibaresini “beş tam yıl” olarak değiştiren 4.10.2000 tarihinde yürürlüğe giren 619 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 19.maddesi Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile 8.8.2001 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır. 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 24.7.2003 tarihli 4956 sayılı Yasa’nın 21.maddesi ile 1479 sayılı Yasa’nın 41.maddesi 2.kez düzenlenerek ölüm aylığına hak kazanabilmek için “5 tam yıl” sigorta primi ödemek koşulu yeniden metinde yer almış, bu madde 8.8.2001 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Böylece 8.8.2001 tarihi ile 2.8.2003 tarihi arasında bir boşluk dönemi oluşmuş olup bu boşluğun anılan yasa maddesindeki “3 yıllık süre” uygulaması yoluyla doldurulması gereklidir. 4956 sayılı Yasa’nın 57/a maddesinde bu
Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girecek maddeler tek tek sayılmış, 57/b maddesinde ise diğer hükümlerin 8.8.2001 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. 1479 sayılı Yasanın 41.maddesini değiştiren 4956 sayılı Yasa’nın 21.maddesi bu şekilde 8.8.2001 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de; 41.maddenin ilk fıkrasının yürürlüğü ile ilgili 4956 sayılı Yasa’nın 57/b maddesi Anayasa Mahkemesinin 24.6.2004 gün ve 2004/18 Esas, 2004/89 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş, karar 23.11.2004 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanmış ve altı ay sonra 24.5.2005 tarihinde yürürlüğe girmişse de Yasa koyucu tarafından bugüne kadar 1479 sayılı Yasa’nın 41.maddesinde değişiklik yapan 4956 sayılı Yasa’nın 21.maddesinin hangi tarihte yürürlüğe gireceğine ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır.
Bir kanunun yürürlüğe girmesi;
1-Kanunların, yayımlandıkları tarihten başlayarak yürürlüğe girebilmeleri için bu konuda açık bir kural olması gerekir. Kanunların sondan bir önceki “yürürlüğe giriş maddesinde kullanılan formül, “bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer” biçimindedir.
2-Kanunun yürürlüğe gireceği günü, kanun koyucu kesin bir tarih saptayarak belirtebilir.
3-Resmi Gazete’de yayımlanan kanun metninde, yürürlük tarihi belirtilmemişse, 23 Mayıs 1928 tarih ve 1322 sayılı “Kanunların ve Nizamnamelerin Sureti Neşir ve İlanı ve Meriyet Tarihi Hakkındaki Kanun’a göre (m.3) kanun, yayımlanmayı izleyen günün başlangıcından hesaplanmak üzere, kırkbeşinci günün sonunda yürürlüğe girer. Resmi Gazete’nin bir sayısına sığmayan kanunların yayımlanması, Resmi Gazete’nin dört sayısında tamamlanır ve yürürlük tarihinin hesaplanması da dördüncü günü izleyen günden başlar.
Olayımızda 4956 sayılı Yasa’nın 21.maddesinin yürürlüğe giriş tarihini belirleyen 57/b maddesi iptal edildiğine göre bu madde yürürlük maddesi bulunmadığından 1322 sayılı Yasa’nın 3.maddesi gereğince 2.8.2003 yayım tarihini izleyen günün başlangıcından hesaplanmak üzere kırkbeşinci günün sonu olan 17.9.2003 tarihinde kendiliğinden yürürlüğe girmiş sayılacaktır.
Somut olayda sigortalının ölüm tarihi olan 30.11.2002 günü boşluk dönemi içinde olup bu boşluğun anılan yasa maddesindeki “3 yıllık süre” uygulaması yoluyla doldurulması gerekli ise de sigortalının prim ödeme gün sayısı 1 yıl 7 ay 5 gün olup bu koşul yerine gelmemiş, davacı bu dönemde askerlik süresini borçlanma ve ölüm aylığı tahsis talebinde bulunmamış, 1479 sayılı Yasa’nın 4956 sayılı Yasa ile değişik 41.maddesinin yürürlükte olduğu ve “beş tam yıl” prim ödeme koşulunun bulunduğu 01.12.2004 tarihinde ölüm aylığı tahsis talebinde bulunmuş, 14.9.2005 gününde de askerlik borçlanması yapmış, borçlanma süresi ile birlikte prime esas sigortalılık süresi 3 yıl 1 ay 5 gün olmuştur. Boşluk döneminden sonra askerlik borçlanması yoluyla elde edilen sigortalılık süresinin geçiş döneminde gerçekleşen ölüm tarihindeki koşulların belirlenmesinde dikkate alınması isabetsizdir. Davacı tahsis talep tarihine göre “ 5 tam yıl” sigorta primi ödeme koşuluna tabi olup ölüm aylığına hak kazanamamıştır. Mahkeme kararı bu nedenle bozulmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 30.3.2005 günlü, 2005-10-138 Esas, 2005-221 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu nedenle Sayın Çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.