Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2006/1576 E. 2006/5308 K. 25.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1576
KARAR NO : 2006/5308
KARAR TARİHİ : 25.05.2006

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Davacı, 26.1.1992 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle iş göremezlik derecesinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacıda 26.1.1992 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda oluşan beden güç kaybı oranının tesbiti istemine ilişkindir.
506 sayılı Yasanın 19. maddesinde geçici iş göremezlik hali sonunda Kuruma ait veya Kurumun sevk edeceği sağlık tesisleri sağlık kurulları tarafından verilecek raporlarda belirtilen arızalarına göre iş kazası sonucu meslekte kazanma gücünün en az %10 azalmış bulunduğu Kurumca tesbit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı, 31. maddesinde Kurumun, sigortalıya bağlanacak gelirleri yapılan inceleme ve soruşturmalar sonunda ve gerekli belgelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde tesbit ederek ilgililere yazı ile bildireceği, ilgililerin bağlanan geliri bildiren yazıyı aldıktan sonra bir yıl içinde yetkili mahkemeye başvurarak Kurum kararına itirazda bulunabilecekleri, itirazın reddi hakkındaki mahkeme kararının kesinleşmesiyle Kurum kararının kesinleşmiş olacağı, 109. maddesinde de sigortalıların iş görmezlik hallerinin tesbitinde, Kurum Sağlık tesisleri sağlık kurullarınca verilecek raporlar da belirtilen hastalık ve arızaların esas tutulacağı, Kurumca verilen karara ilgililer tarafından itiraz edilmesi halinde durumun Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karar bağlanacağı bildirilmiştir. Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Kurumu bağlayıcı nitelikte ise de mahkeme Yüksek Sağlık Kurulu kararı ile bağlı olmayıp somut maddi gerçeği uzman kuruluşlardan görüş sormak suretiyle tesbit etmelidir. Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır.
Yapılan incelemede davacının 26.1.1992 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda sağ ve sol el bileğinde açık kırık, sol tibiada kırık oluştuğu, SSK. Sağlık Dairesince 18.5.1993 tarihli karar ile 2.8.1994 tarihinde kontrol yapılmak kaydı ile sürekli iş göremezlik, derecesini % 42.2 olarak belirlenip davacıya gelir bağlandığı, kontrol sonucu anılan dairece 22.9.1994 tarihli karar ile 4.9.1996 tarihinde kontrol yapılmak kaydı ile sürekli iş göremezlik derecesi % 32 olarak belirlendiği, kontrol sonucu 27.2.1997 tarihli karar ile kontrole gerek olmadığna, sürekli iş göremezlik oranının % 13.2 olarak kesin olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Körfez İş Mahkemesinin 1999/1390 esas nolu dosyasında görülen SSK. tarafından işverene karşı açılan rücu davasında davalı işverenin talebi üzerine Adli Tıp Kurumu 3.ihtisas Dairesinden alınan 12.1.1998 tarihli raporda sürekli iş göremezlik oranının
% 31.2 olarak belirlendiği ve anılan Mahkemece bu oran esas alınarak verilen hükmün Yargıtay 10.H.D. tarafından onanmak suretiyle kesinleştiği, Körfez İş Mahkemesinin 2005/12 Esas nolu dosyasında görülen davacının açtığı tazminat istemli davada Adli Tıp Kurumunun 12.1.1998 tarihli raporunda belirlenen oran esas alınarak sonuca gidilmesi üzerine verilen kararın Dairemizin 20.3.2001 tarihli kararı ile maluliyet oranının 506 sayılı Yasa’nın 109.maddesinde düzenlenen prosedüre uygun olarak belirlenmesi gerektiğinden bahisle bozulması üzerine bu davanın açıldığı görülmektedir.
Sosyal Sigortalar Kurumu gelir bağlama evrakları ile tedavi belgelerinden davacının sürekli iş göremezlik oranının zaman içinde azalma gösterdiği ve 26.1.1992-1.9.1994 tarihleri arasında % 42.2, 1.9.1994-1.10.1996 tarihleri arasında % 32 olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık sürekli iş göremezlik oranının kesin olarak belirlendiği ve kontrol kaydının kalktığı 1.10.1996 tarihinde oranın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda Mahkemece Adli Tıp Kurumu 3.ihtisas Dairesinden alınan 31.10.2001 tarihli raporda oranın % 17 olarak belirlenmesi üzerine çelişkinin giderilmesi için Adi Tıp Kurumu Genel kurulundan rapor alınmış, 20.12.2001 tarihinde oranın % 17 olduğu bildirilmişken önceden Yüksek Sağlık kuruluna başvurulmadığından, bu aşamaya gelindikten sonra gerekmediği halde Yüksek Sağlık Kurulu’na başvurulmuş, anılan Kurulca oranın % 13.1 olarak belirlenmesi üzerine bu defa çelişkinin giderilmesi için Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğretim görevlilerinden oluşan Tıp Konseyi teşekkül ettirilmek suretiyle bu konseyden rapor alınmış ve Konsey raporunda oranın % 10 olduğu bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi ile ilgili ihtilafta söz sahibi olan son tıbbi mercii olup bu kurulca verilen rapor mahkemeyi bağlayıcı nitelikte olduğu halde mahkemece bu hukuki olgu gözetilmeksizin Cerrahpaşa Tıp Fakültesince oluşturulan Tıp Konseyi raporunda belirlenen oran esas alınarak sonuca gidilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2 nolu bendinin silinerek yerine ” 2-Davacının 26.1.1992 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik oranının kontrol kaydının kalktığı 1.10.1996 tarihinden itibaren % 17 olduğunun tesbitine “rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 25.05.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.