YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/20404
KARAR NO : 2007/7971
KARAR TARİHİ : 14.05.2007
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine.
2-Tarafların hal ve mevkiine, kusur oranlarına, olayın oluşuna ve tarihine göre; olayda Borçlar Kanunun 43. maddesinin uygulanma yeri olmadığı halde, mahkemece hesaplanan maddi tazminattan B.K. 43. madde gereğince % 20 indirim yapılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
Kabule göre de; Dava nitelikçe Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan zararların giderilmesine ilişkindir. Bu bakımdan tazminat belirlenirken malüliyet oranı, kusur oranı ve kanuni nedenler indirildikten sonra Sosyal Sigortalar tarafından bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin indirilmesi suretiyle tazminatın belirlenmesi Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. Mahkemenin tazminat hesaplarken B.K. 43. maddesi gereğince uyguladığı % 20 hakkaniyet indirimini yukarıda belirtilen sıralamada yapmadığı önce Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneğini daha sonra hakkaniyet indirimi uygulamak suretiyle fazla miktarda tazminatın hesapladığı da ortadadır.
Ne var ki yukarıda açıklanan bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hüküm fıkrasının tamamen silinmesine, yerine;
“Davanın kısmen kabulü ile,
1-Hesaplanan 21.936.24 YTL. maddi tazminat ile takdiren 3.000.00 YTL. manevi tazminatın 20.06.1999 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin tazminat taleplerinin reddine.
2-Alınması gereken 1.346.54 YTL. ilam harcından peşin alınan 553.50 YTL.’indirimi ile kalan 793.04 YTL. ilam harcının davalıdan tahsili ile hazeniye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 553.50 YTL. nispî harcı ile toplam 22.20 YTL. başvuru harçı olmak üzere toplam 575.70 YTL. peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Ret ve kabul edilen miktarlar gözetilerek, 240.60 YTL. yargılama giderinden 149.17 YTL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10 ve 12. maddelerine göre vekil ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.234.88 YTL. t miktarı üzerinden hesaplanan 400.00 YTL. toplam 2.634.88 YTL. avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekil ile temsil edilen davalı yararına, reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden 400.00 YTL. ile red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden aynı tarifenin 10/2. md. gereğince hesaplanan 400.00 YTL. toplam 800.00 YTL. avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA,fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 14.05.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
İndirimde sıra hususu, ne genel hükümlerde, ne özel hükümlerde açıkça tanzim edilmiş değildir. Zarara ilişkin indirimlerin tazminata ilişkin indirimlerden daha önce yapılması, gerek bu kavramların muhtevasından ve gerekse bu kavramların yasadaki düzenleniş sırasından ortaya çıkmaktadır. Zarar Borçlar Kanunun 42.madde, tazminat ise 44.maddesinde düzenlenmiştir. Ayrıca zarar, borçlunun ödemesi gerektiği miktar demek olan tazminattan daha geniş ve ön kavramdır.
Diğer yandan, B.K. 43 indiriminin peşin değerden önce yapılması şeklindeki çoğunluk görüşü, Kanununun dar yorumlanması nedenine dayanmaktadır. Bu ilkeden, yani “ en son peşin değer indirilir” düşüncesinden anlaşılmak lazım gelen ise; gerek ölüm ve gerekse iş göremezlik tazminat davalarında önce varsa evlenme şansı, sonra müterafik kusur, varsa işveren ödemesi ve sonra yine varsa geçici iş göremezlik ödeneği tenzilinden sonra en son olarak da peşin sermaye değerini tenzil edip tazminat miktarını bulmak olmalıdır. Yoksa bu düşünceden, peşin sermaye değerinden önce B.K. 43 göre indirim yapılmak gerekir şeklinde işin özüne hiç de uygun düşmeyen bir sonuç çıkarılamaz.
Sorun, içtihat hukukunda hakkaniyet indirimi olarak adlandırılan indirim sebebinin diğer indirim sebepler arasındaki sırasının neresi olduğunda yatmaktadır. Esasen Borçlar Kanununun 43.maddesi hukuk mantığıyla okunduğunda doğru cevaba kolaylıkla ulaşılabilmektedir. Hakkaniyet indirimi BK.43.maddesinin 1.fıkrası hükmüne göre tazminatın nihai kapsamını belirleyen bir ölçüttür. Sigorta geliri tazminattan indirilmeden hakkaniyet indiriminin yapılması yasanın şümul kavramı ile bağdaşmaz. Çünkü sigorta geliri indirilmeden hakimin önündeki rakam, hakkaniyet müdahalesini imkansız kılacak brüt bir rakamdır. Hakim her türlü normatif indirimi yaptıktan sonra önüne gelen rakama hal ve mevkiin icabına göre müdahale gerekip gerekmediğine göre karar verebilecektir. Tüm indirimlerden sonra hakkaniyet değerlendirilmesi yapılabilecektir. Öyle durum olurki, sigorta geliri peşin değerinin çok yüksek olması sebebiyle hakimin önündeki tazminat rakamından bu miktarın düşülmesinden sonra hakkaniyet müdahalesi gerekmeye bilir. Çoğu durumda da bu böyledir.
Ayrıca sigorta gelirinden önce hakkaniyet indirimin yapılması, zarar vereni haksız şekilde zenginleştirmekte ve zarar gören aleyhine bir durum doğurmaktadır. Söz gelimi sigorta geliri öncesi tazminat tutarı 100.TL, sigorta geliri peşin değeri 50.TL, indirim oranı % 30 ise, hakkaniyetin sigorta gelirinden önce uygulanması halinde ödenecek tazminat: 100x% 30 = 70-50=20.TL’dir. Yasanın ruhuna göre ödenecek tazminat ise 100-50=50x% 30=35.TL’dir. Adalet, hak üzerine kuruludur. Tazminat alacaklısının hakkını, yöntemlerle oynayarak yok etmek, Adalete uzaktır. Bu yöntem, büyük rakamlarda ürkütücü ve incitici farklara yol açmaktadır. Dairenin aksi doğrultudaki uygulamasına belirtilen nedenlerle, özellikle yasanın sözüne ve özüne ve Adalet ilkelerine aykırı olduğundan karşıyım.