Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2006/21429 E. 2007/3638 K. 12.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/21429
KARAR NO : 2007/3638
KARAR TARİHİ : 12.03.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı, 1.11.1995-1.6.2006 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğu tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1.11.1995-1.6.2006 tarihleri arasında SSK.na tabi sigortalı olduğu süreler dışında tarım … sigortalısı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 1.11.1995-1.6.2006 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan …..ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 1.2.2006 tarihinde tarım … sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği, 7.3.1990 tarihinden beri kooperatif, 31.5.1996 tarihinden beri Ziraat Odası kaydının bulunduğu, sattığı ürün bedelinden 5.10.1995, 16.10.1995, 1.10.1997, 12.11.1998, 8.2.2000 ve 13.9.2001 tarihlerinde prim kesintisinin yapıldığı, 1.1.1995-30.9.1996, 11.7.2005-24.8.2005 tarihleri arasında S.S.K.’na tabi sigortalı çalışmalarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sosyal Güvenlik Sisteminde çifte sigortalılığa yer verilmemiş olup gerek 506 sayılı Yasa’nın 3. maddesine gerekse 2926 sayılı Yasa’nın 2. maddesine göre davacının aynı anda birden fazla Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi olarak çalışması mümkün değildir. Çifte sigortalılık veya çalışan sigortalılık olarak adlandırılan böyle bir durumda önceden başlayıp devam eden sigortalılığa değer verilerek sorun çözüme kavuşturulmalıdır. Somut olayda hernekadar davacının ilk prim kesintisinin yapıldığı 5.10.1995 tarihini takip eden aybaşı olan 1.11.1995 tarihinden itibaren tarım … sigortalısı sayılması gerekir ise de önceden başlayan sigortalılığı 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık olduğundan davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının sona erdiği 30.9.1996 tarihine kadar 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak kabul edilmesi mümkün olmadığından 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının sona ermesinden sonraki ilk prim kesintisinin yapıldığı 1.10.1997 tarihini takip eden aybaşı olan 1.11.1997 tarihinden tescil edildiği 1.6.2006 tarihine kadar 506 sayılı Yasa’ya tabi kısa süreli sigortalı olduğu 11.7.2005-24.8.2005 tarihleri dışında tarım … sigortalısı olduğu kabul edilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin mahkemeçe çifte sigortalılığa yol açacak şekilde 1.11.1995-1.11.1997 tarihleri arasında sigortalı olduğunun tesbitine karar verilmiş olması ayrıca 11.7.2005-24.8.2005 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık süresinin dışlanmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ.Yukarıda açıklanan gerekçe ile hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davanın kısmen kabulüyle davacının 1.11.1997 tarihinden tescil edildiği 1.6.2006 tarihleri arasında S.S.K.’na tabi sigortalı olduğu 11.7.2005-24.8.2005 tarihleri arasındaki süre dışında 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tesbitine, fazla istemin reddine,
2-Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan toplam 7.90 YTL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereğince 400.00YTL avukatlık ücretinin davalıdan alınıp davacıya 400.00YTL avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, kararın bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 12.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.