YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7527
KARAR NO : 2007/7280
KARAR TARİHİ : 30.04.2007
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, 01.01.1985-31.12.1987 tarihleri arasındaki tarım sigortası primleri ile 01.01.1988-31.12.1998 tarihleri arasındaki 11 yıllık isteğe bağlı primlerinin geçerli sayılması gerektiğinin ve 08.11.2005 tarihli genel yazının uygulanacağının tesbitiyle, emeklilik maaşı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tesbitiyle 31.12.1998 tarihli tahsis başvurusuna göre yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmisini istemiştir.
Dava, Tarım işçileri Sosyal sigortalar kanunu olan 2925 sayılı Yasa’ya göre sigortalı olan kişinin daha sonra 506 sayılı Kanunun 85. maddesine göre isteğe bağlı sigortalı olup olamıyacağına ilişkindir. Dosya içeriğine göre; davacı 02.05.1968-01.06.1977 tarihleri arasında zorunlu Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalısı olduğu ancak bu çalışmasının fiili olmadığının müfettiş raporu ile belirlenerek çalışmasının iptal edildiği açılan dava sonucunda da bildirilen çalışmaların hayali olduğunun anlaşılması üzerine davacının açtığı tesbit ve iptal davasının reddine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 27.12.2002 tarihinde onanarak kesinleştiği, 01.01.1985-31.12.1987 tarihleri arasında 2925 sayılı Yasa’ya göre sigortalı , 01.01.1988-31.12.1998 tarihleri arasında da 506 sayılı Yasa’nın 85.maddesine göre isteğe bağlı sigortalı olduğu 31.12.1998 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu, ancak Kurumun, önceki sigortalılık süresi olarak 2925 sayılı Yasa’ya göre sigortalı olan kimsenin 506 sayılı Yasa’ya göre isteğe bağlı sigortalı olamıyacağını belirterek isteğe bağlı sigortılılığını iptal ettiği davacının Kurum işleminin iptali için açtığı iş bu davanın ise mahkemenin davacının daha önce açtığı davanın sonuca bağlanarak reddedildiğini sonradan çıkan bir genelge gerekçe gösterilerek yeniden dava konusu yapılamıyacağından red ettiği anlaşılmaktadır.
Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu olan 2925 sayılı Yasa’da sigortalı olabilmek için hizmet akdi ile süreksiz olarak tarım işinde çalışması esas alınmıştır. 506 sayılı Yasada’da hizmet akdi ile çalışma esastır. Ancak, 2925 sayılı Yasa’da işverene prim ödeme külfeti yüklenmemiş, sigortalıdan % 20 oranında prim alınması öngörülmüştür. Adı geçen Yasa’nın 5. maddesinde ise bu Kanun kapsamına girenlerin istekleri halinde sigortalı alacakları kabul edilmiştir. Yasa’nın 31. maddesinde ise prime esas kazanç olarak 506 sayılı Yasa’ya ekli gösterge tablosundaki en düşük göstergenin katsayı ile çarpımının otuzda biri günlük ücret olarak kabul edilmiş ve tüm sigorta kolları yönünden 506 sayılı Yasa’da öngörülen haklar kabul edilmiştir. Bu Yasa’ya tabi olanların Kurumu ise ….’dır. Primlerin ödenmesinde herhangi bir ihtilaf yoktur. 01.01.1985-31.12.1987 tarihleri arası 2925 sayılı Yasa’ya tabi primler, 01.01.1988-31.12.1998 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa 85.maddesine göre isteğe bağlı sigortalılık primlerin ödendiği anlaşılmıştır.
Davalı Kurumca tahsisler genel müdürlüğünün 08.11.2005 tarih ve 034/864985 sayılı “Genel Yazı” başlılık isteğe bağlı sigorta tescil işlemleriyle ilgili yazının 5.ve 6.parafrafında “primleri uzunca bir süre tahsil edilen sigortalıların tahsis aşamasında mağduriyetlerine yol açılmaması için 2925 sayılı Kanuna göre tescil edildikleri halde, isteğe bağlı sigortaya müracaatları kabul edilerek primleri Kurumca tahsil edilen sigortalıların iradelerini isteğe bağlı sigortalı olma yönünde kullandıkları dikkate alınarak isteğe bağlı sigortalılıkları geçerli sayılacaktır.” ibaresi karşısında, bu genelgeyi nakzeden yeni bir genelgede dosyada bulunmadığı gibi Kurumca da ileri sürülmediğinden mahkamece yapılacak iş, anılan genelge hükmüleri çerçevesinde davacının Kuruma başvurması için önel vermek ve kurumun yapacağı işleme göre bir sonuca varmaktan ibarettir.
Yukarıda açıklanan bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmadan eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi usule ve Yasa’ya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30.04.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Bir dava karara bağlanıp verilen hüküm kesinleştikten sonra, aynı taraflar arasında aynı konuda, aynı dava sebebine dayanılarak yeni bir dava açılamaz. Kesin hüküm, hükmü veren mahkemede dahil diğer bütün mahkemeleri bağlar. Açılan bir dava hakkında kesin hüküm bulunmaması dava şartlarındandır. Bir davanın dinlenebilmesi için aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak verilmiş bir kesin hüküm bulunmamalıdır. Kesin hüküm kamu düzenine ilişkin olduğundan taraflar arasında aynı dava konusu hakkında ve aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz, açılırsa bu dava dinlenemez.
Somut olayda davacı 1974-1976 yılları arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı, 1.1.1985-31.12.1987 tarihleri arasında 2925 sayılı tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tabi sigortalı olup 506 sayılı Yasa’nın 85. maddesine göre isteğe bağlı sigortalılık başvurusu kabul edilmiş, 1.1.1988-31.12.1998 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalılık primlerini muntazam olarak ödemiş, davalı Kurumca 506 sayılı Yasa’ya tabi tescilinin gerçek olmayıp hileye dayandığının tesbit edilmesi üzerine 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu ve isteğe bağlı sigortalılığı iptal edilmiştir.
Davacı Rize İş Mahkemesinin 2002/289 Esas nolu dosyasında görülen dava ile davalı Kurumca tarım sigortalılığı ile isteğe bağlı sigortalılığının iptal edildiğini, Kurumun primleri uzun süre kullanması nedeniyle bu durumun Medeni Kanunun 2. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek tarım ve isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tesbitini istemiş, mahkemece verilen 4.4.2002 tarihli karar ile istemin kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairemizin 10.6.2002 tarihli ilamı ile davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının eylemli bir çalışması olmadığı halde hile ile oluşturulduğu 85/1. maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığı, davacı dürüst davranmadığından hukuken korunmasının mümkün olmadığından Kuruma prim ödemesinin ona sigortalılık hakkı vermeyeceği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiş ve karar Dairemizce onanmak suretiyle kesinleşmiştir.
Davacı bu defa açtığı bu dava ile davalı Kurumca çıkarılan 8.11.2005 tarihli “ Genel Yazı” başlıklı kurum içi yazışmada 2925 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olupta isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödeyenlerin ve primleri uzunca süre kullanılan sigortalıların isteğe bağlı sigortalılıklarının geçerli sayılacağının belirtildiğini, kendi talebinin ise mahkeme kararı gerekçe gösterilerek reddedildiğini, isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitine karar verilmesini istemektedir.
Davacının isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olmadığına ilişkin Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleşmiş bir mahkemece kararı bulunmamaktadır. İsteğe bağlı sigortalılığın geçerli olmadığına ilişkin kesin hüküm bulunduğundan davacının davasının dinlenebilmesi mümkün değildir. Nitekim mahkemece de kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararının onanması görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.