YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8713
KARAR NO : 2006/7544
KARAR TARİHİ : 06.07.2006
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı murisi … …’in 23.12.2003 tarihinde geçirdiği ve ölümüyle sonuclanan olayın iş kazası olduğunun tesbitine, maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, taraf vekillerinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, 6.7.2006 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacılar murisi … …’in işyerinde rahatsızlanarak kaldırılıdığı Hastanede vefatı olayı …ca iş kazası sayılmamıştır. İşverende olayın iş kazası olmadığını savunmaktadır. Bu durumda olayın niteliği yani iş kazası olup olmadığı yönünden davacılar ile SSK ve işveren arasında doğmuş uyuşmazlığın …nında taraf olarak yer alacağı ayrı bir dava kapsamında çözülmesi zorunludur. Her ne kadar yargılama sırasında …davaya davalı olarak dahil edilmiş ise de Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda ” dahili dava ” şeklinde bir düzenleme bulunmadığından dahili dava yolu ile …nun davada taraf olduğu kabul edilemez. Şu halde olayın iş kazası olup olmadığı ilgili taraflar arasında dava konusu yapılıp yöntemine uygun şekilde incelenip saptanmadan usule aykırı iş lemle …nun dahili dava edildiği bu davada olayın iş kazası olduğununu tesbiti şeklinde karar verilmesi yasaya aykırıdır. Öte yandan yapılan araştırma ve inceleme olayın iş kazası olduğunun tesbitine ilişkin hükme yeterli de değildir. Davacılar murisi … …’in kalp krizi sonucu vefat ettiği bildirilmektedir. Ancak, dosyada kalp krizi geçirdiğini ve bunun sonucu vefat ettiğini açıkça belirtir bilgi ve belgede yoktur. Ölüm tutanağında ise ölüm sebebinin “A.Mİ Hipoksi” olduğu belirtilmiştir. Bu hastalığın bir kapl krizini ifade edip etmediği belli değildir. Oysa işyerinde meydana geldiği bildirilen kalp krizini oluşturan sebeplerin belirlenmesi ve tıbbı illiyet rabıtasının açıkça ortaya konulması gerekir. Ayrıca bu yön olayın sonuçlarından doğacak sorumluluğun dayanaklarının saptanması bakımındanda önemlidir. Olay gerçekten işyerinde bünyesel sebeplerden oluşan kalp krizi sonucu meydana gelmiş ise kalp krizi ” sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelme ” haline uygun bir olay olması nedeniyle iş kazası sayılsa bile bu halde vefat tamamen sigortalının bünyesinde var olan hastalığı sonucu olacağından kaçınılmazlıktan ve giderek bu nedenle işverenin sorumluluğundan söz edilemez. Mahkemece tıbbi illiyet bağı saptanmadan ve olayda kaçınılmazlığa ilişkin sebep ve gerekçeler belirlenmeden yetersiz bilirkişi raporuna dayanılmak suretiyle olayda kaçınılmazlığın varlığı kabul edilerek yazılı şekilde sonuca varılması usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı kararın bozulması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılamıyorum.
KARŞI OY YAZISI
Dava, sigortalının ölümü ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tesbiti ile hak sahibi eşin uğradığı manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, olayın iş kazası olduğunun tesbitine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu olan hukuki ilişki birden fazla kişi arasında ortak olup da, bu hukuki ilişki hakkında mahkemece bütün ilgililer için aynı şekilde ve tek bir karar verilmesi gereken hallerde, dava arkadaşlığı maddi bakımdan zorunludur. Burada dava arkadaşları arasındaki hukuki ilişki son sıkı olup Mahkeme, mecburi dava arkadaşlarının hepsi hakkında aynı ve bir tek karar verir.
İş kazasının tesbit istemine ilişkin dava sonucunda mahkemece verilecek hüküm gerek işverenin gerekse Sosyal Sigortalar Kurumunun hak alanını etkileyeceğinden işveren ile Sosyal Sigortalar kurumu arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Davalılar arasında (pasif) mecburi dava arkadaşlığı bulunması halinde, davacı bütün davalılara karşı birlikte dava açmak zorundadır. Dava bütün mecburi dava arkadaşlarına karşı değil de bunlardan birine veya bir kaçına karşı açılmış ise bu halde, dava sıfat yokluğundan reddedilemez. Mahkemenin, davayı diğer mecburi dava arkadaşlarına da teşmil etmesi için davacıya bir süre vermesi, davacı bu süre içinde davayı diğer mecburi dava arkadaşlarına da
teşmil ederse davaya devam etmesi gerekir. Davanın teşmili müessesesi uygulamada ” dahili davalı ” olarak nitelendirmekte olup, davayı teşmil eden davacının bu işlem için ayrı bir başvuru harcı ödemesi gerekir. Gerekli harç ödenmez ise mahkeme davacının davanın teşmili talebini inceleme konusu yapılamaz ve davanın teşmil edildiği kişi ihbar olunan üçünçü kişi olarak kabul edilir, aleyhine hüküm kurulamaz.
Somut olayda husumet yalnızca davalı işverene yöneltilmiş, davacı vekili 17.1.2006 tarihli dilekçesi ile davanın …Başkanlığına teşmil edilmesini talep etmiş ise de başvuru harcını yatırmamış, mahkemece de yargılama sırasında bu harç eksikliği giderilmediği gibi kararda SSK Başkanlığı taraf olarak yani davalı olarak gösterilmemiştir.
Mahkeme kararının öncelikle tarafların diğer itirazları incelenmeksizin usulüne uygun şekilde …nun davaya katılımının yani taraf teşkilinin sağlanması açısından usulden bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.