YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11029
KARAR NO : 2008/7173
KARAR TARİHİ : 05.05.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 13.03.1992-15.08.2001 tarihleri arası … sigortalısı olduğunun tespiti ile 5458 sayılı Yasa’dan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan itirazlarının reddine,
2-Dava,davacının 13.03.1992-15.08.2001 tarihleri arasında zorunlu … sigortalısı olduğunun tesbiti ile 5458 sayılı Yasa’dan faydalandırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece kısmen kabul ile 18.03.1992-04.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalılığının tesbiti ile 5458 sayılı Yasa’dan faydalandırılmasına karar verilmiştir.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalısı için vergi kaydı veya esnaf sicil veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş, ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Yapılan incelemede davacının Erzincan İş Mahkemesinde açtığı 1998/483 Esas, 2000/80 Karar sayılı davadır. 02.08.1987-08.03.1989 ve 10.09.1990-13.03.1992 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi olarak zorunlu … sigortalılığının tesbitine karar verildiği bu kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesince onanıp kesinleştiği, davacının vergi kaydının 02.11.1982 ve devamı şeklinde oda kaydının 19.11.1998 ve devamı şeklinde, Esnaf Odası sicil kaydının 19.11.1998 ve devamı şeklinde olduğu, 01.08.2001 tarihinde Kuruma verilen bildirgeye istinaden …’a kayıt ve tescilinin 04.10.2000 tarihinde yapıldığı ilk prim ödemesinin 15.08.2001 tarihinde 588,00 YTL. olduğu 08.05.2006 tarihinde de 5458 sayılı Kanuna göre yapılandırma talebinde bulunduğu, Kurumca 04.10.2000 tarihinden itibaren … sigortalılığının devam ettiği görülmüştür.
Mahkemece Sosyal Güvenlik hakkından vazgeçilemeyeceğinin feragat edilemeyeceği, Sosyal Güvenlik mevzuatı hükümlerinin kamu düzenine ilişkin olduğu gözetilerek, 1479 sayılı Yasa’ya 4956 sayılı Yasa ile eklenen geçici 18. maddesine göre vergide kayıtlı süre için ödenmesi gereken primlerinde sonradan tahsilinin mümkün olduğu gözetilerek vergi kaydının başladığı 02.11.1992 tarihinden kayıt ve tescilinin yapıldığı 04.10.2000 tarihine kadar 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalılık şartlarını taşıdığı anlaşılmakla 20.11.1992-04.10.2000 tarihleri arasında tesbite karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması ayrıca kısmen kabule karar verildiği hade davalı yararına Avukatlık ücretine hükmedilmemesi yargılama giderinin bölüştürülmemesi usule ve Yasa’ya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ.Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendinin birinci cümlesindeki “18.03.1992” rakamlarının silinerek yerine “02.11.1992” rakamlarının yazılmasına,
4.bendin tamamen silinerek yerine,
4-Davacı tarafça yapılan 177,00 YTL. yargılama giderinden red ve kabul oranına göre takdiren 150,00 YTL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Hüküm fıkrasına bir bend daha eklenerek
5-Davalı Kuruma yürürlükteki Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince 450,00 YTL. avukatlık ücretinin takdiri ile davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 05.05.2008 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, davacının 13.03.1992-15.08.2001 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun, primlerini sağlık sigorta pirimi alınmaksızın ödemesi ve 5458 sayılı Yasa’dan yararlandırılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 18.03.1992-04.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olduğunun ve 5458 sayılı Yasa’dan yararlanması gerektiğinin tespitine fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 02.08.1987-08.03.1989, 10.09.1990-13.03.1992, 02.11.1992 ve devamı şeklinde vergi, 19.11.1998 ve devamı şeklinde sicil, 19.11.1981 ve devamı şeklinde oda kaydının bulundu, 09.03.1989-09.09.1990 tarihleri arasında askerlik yaptığı, 24.11.1998 tarihinde açtığı dava ile 01.01.19897-13.03.1992 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tespitini talep ettiği Erzincan İş Mahkemesinin 1998/483 Esas sayılı dosyasında görülen dava sonucu mahkemece 10.02.2000 tarihli karar ile davacının 02.08.1987-08.03.1989 ve 10.09.1990-13.03.1992 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tespitine, fazla istemin reddine karar verildiği, bu kararın 10. Hukuk Dairesinin 26.09.2000 tarihli kararı ile onanmak suretiyle kesinleştiği, ancak davalı kurumca mahkeme kararı uygulanarak tescil işleminin yapılmadığı, davacının 01.08.2001 tarihinde verdiği bildirge üzerine 04.10.2000 tarihinde yürürlüğe giren bilahere Anayasa Mahkemesince iptal edilen 619 sayılı K.H. K. Gereğince davalı Kurumca 04.10.2000 tarihi itibariyle kayıt ve tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının mahkeme kararı ile tespite karar verilen 02.08.1987-08.03.1989 ve 10.09.1990-13.03.1992 tarihleri arasında ve 04.10.2000 tarihinden itibaren sigortalı olduğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık 13.03.1992-15.08.2001 tarihleri arasında davacının sigortalı sayılıp sayılamayacağı noktasındadır.
1479 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’ya koşut geçmiş … hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir.Ancak zaman zaman yapılan yasal düzenlemelerle yasada gösterilen süre içinde Kuruma müracaatta bulunmak ve yasada gösterilen süre içinde prim ve gecikme zammı borcunu ödemek koşuluyla sigortalılara geriye dönük olarak sigortalılık şartlarını taşıdıkları geçmiş dönemleri sigortalı olarak saydırma imkanı getirilmiştir.
24.07.2003 tarihinde 4956 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici 18. madde de bu kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden başlayacağı, ancak bu kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıklarının bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.04.1982-04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak hesaplanacak prim borçlarının tamamını, tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde ödemek kaydıyla bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiştir.
Somut olayda davacının mahkeme kararı ile tespitine karar verilen 04.10.2000 tarihinden öncesine ilişkin bir tescili bulunduğu doğrudur. Ne var ki davacı Geçici 18. maddenin yürürlüğe girdiği 24.07.2003 tarihinden itibaren Geçici 18. madde de belirtilen 6 aylık süre içinde müracaatta bulunup prim borcunu bir yıl içinde ödemediği gibi temyize konu bu davayı da yasada belirtilen 6 aylık hak düşürücü süre geçtikten çok sonra 30.06.2006 tarihinde açtığından davacının 1479 sayılı Yasa’nın Geçici 18. maddesinden yararlanma imkanı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle temyiz konusu kararın, davanın reddine karar verilmek üzere bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun davacının 02.11.1992-04.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı sayılması gerektiğinin kabulüyle kararın düzeltilerek onanması şeklindeki Düz Onama kararına katılmıyorum.05.05.2008