Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2007/12421 E. 2008/2466 K. 19.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12421
KARAR NO : 2008/2466
KARAR TARİHİ : 19.02.2008

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve özellikle mahkemece hükme esas alınan 06.07.2006 tarihli bilirkişi raporunda hesaplamanın 28.02.2007 tarihine kadar geçerli olan TİS. de bu tarihe kadar belli olan ücretler esas alınarak yapılmış olduğunun anlaşılmış olmasına göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava iş kazası sonucu % 78 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 27.06.2001 tarihinde davalı şirkete ait fiber optik hat çekimi sırasında direkte çalışırken direğin dibinden kırılması sonucu düşerek yaralandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda zararın meydana gelmesinde, işverenin % 75, işçinin de % 25 oranındaki kusurlu davranışlarının etkili olmasına, tarafların ekonomik durumuna ve karşılanmayan maddi zararın miktarına, ve özellikle maddi zararın tazmininin borçluyu müzayakaya maruz bırakmayacağının belirgin bulunmasına göre, dava konusu olayda Borçlar Kanunu’nun 44/2.maddesinin öngördüğü koşulların oluşmadığı gözetilmeksizin mahkemece anılan maddeye dayanılarak zarardan hakkaniyet indirimi yapılması isabetsiz olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1- 19.547,31 YTL. maddi, 900,00 YTL. manevi tazminatın 27.06.2001 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazla maddi isteminin reddine,
2-Kabul edilen ve reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maddi tazminat için 2.154,73 YTL, manevi tazminat için 450.00 YTL. avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, reddedilen maddi tazminat için 1.380,12 YTL. avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan toplam 506,42 YTL. yargılama giderinden takdiren 303,86YTL. sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4- Alınması gereken, 1.104,15 YTL. ilâm harcından davacı tarafça peşin yatırılan 435,50.YTL. harcın indirilerek kalan 668,65 YTL. harcın davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına, davacı tarafından peşin yatırılan 435,50.YTL. nispî harç ile 7,80 YTL. başvuru harcı olmak üzere toplam 443,30 YTL. harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına kararın bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 19.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.