Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2007/14831 E. 2008/3376 K. 03.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14831
KARAR NO : 2008/3376
KARAR TARİHİ : 03.03.2008

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından duruşmalı, olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Osman … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, hak sahibi davacıların sigortalı yakınlarının ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece ölen sigortalının olayda tam kusurlu olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden sigortalı Yahya Kale’nin davalı işverene ait araçla 10.05.2005 tarihinde Gerede istikametinden Ankara istikametine seyrederken aynı yönde önde giden dava dışı üçüncü kişiye ait araca çarpması sonucu meydana gelen trafik-iş kazası sonucu kaldırıldığı hastanede 17.05.2005 tarihinde öldüğü, işveren tarafından düzenlenen “Seyahat Emri” başlıklı belgede sigortalının 38.EL.310 plakalı araç ile 08.05.2005 tarihinde İstanbul’a mal sevkiyatı yapacağı ve seyahat süresinin üç gün olduğunun ifade edildiği, sigortalının 08.05.2005 tarihinde İstanbul Et. San. Tic. Ltd. Şirketine dana eti götürmek üzere şirkete ait 38.EL. 310 plakalı kamyon ile Kayseri’den ayrıldığı, sevkiyatı yaptıktan sonra 10.05.2005 günü dönüş sırasında bu kazanın olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan 29.09.2006 tarihli kusur raporunda bilirkişi tarafından olay yalnızca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu çerçevesinde değerlendirilerek öndeki araca arkadan çarpan sigortalının anılan Yasa’nın 4. maddesi gereğince %100 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve işgüvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77.maddesinin açık buyruğudur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda işverenenin kusursuzluğuna ilişkin olarak yapılan değerlendirmelerin dosya kapsamına uymadığı, bilirkişinin İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları gözönünde tutarak işin niteliğine göre davacının hizmet verdiği alanda uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nun ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususları ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranını hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptamadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca kusur raporunun İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
Yapılacak iş; işçi sağlığı ve işgüvenliği konularında uzman bilirkişilere konuyu yeniden yukarda açıklandığı biçimde inceletmek, verilen raporu dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirmek ve sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 3.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.