Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2007/19774 E. 2008/15607 K. 13.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/19774
KARAR NO : 2008/15607
KARAR TARİHİ : 13.10.2008

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1.1.1973-28-2.1977 tarihleri arası sürede Kurum sigortalısı olduğunun tespiti ile 1.5.2006 tarihden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Davacı, 1.5.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitini istemiştir.
Mahkemece, yetersiz bilirkişi görüşleri doğrultusunda istemin reddine karar vermiştir.
Uyuşmazlık vergi kaydının bulunmadığı dönem olan 20.4.1982-22.3.1985 tarihleri arasındaki süre de davacının sigortalı sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının kurum kayıtlarına 30.3.1992 tarihinde intikal eden giriş bildirgesi ile 20.4.1982 tarihinden itibaren sigortalı olarak tescilinin yapıldığı, vergi kaydının 1.1.1976-3.2.1981 tarihleri arasında olduğu ve tekrar 24.5.1988 tarihinden itibaren başlayarak devam ettiği, meslek kuruluşu kaydının 15.4.1978 tarihinden, sicil kaydının ise 17.1.1985 tarihinden itibaren devam ettiği, 1992 ve 1997 aflarından yararlanmak suretiyle 1982 yılından itibaren olan prim borçlarını ödediği askerlik borçlanmasını da yerine getirdiği, 2006 yılına kadar davacıyı 20.4.1982 tarihinden itibaren aralıksız sigortalı olarak kabul eden Kurumun, 24.4.2006 tarihli yaşlılık aylığı başvurusu sigortalı olarak kabul eden Kurumun, 24.4.2006 tarihli yaşlılık aylığı başvurusu üzerine yaptığı inceleme sonucunda, 2.5.2006 tarihi itibariyle 20.4.1982-22.3.1985 tarihleri arasındaki sigortalılık süresini vergi kaydı bulunmadığından iptal ederek sigortalılık süresi koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle davacının yaşlılık aylığı istemini red ettiği görülmüştür.
… sigortalısı olarak kayıt ve tescillerde, kendi nam ve hesabına çalışma yanında 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesini değiştirerek 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa uyarınca meslek kuruluşu kaydı, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile vergi kaydı, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile de vergi, meslek kuruluşu yada sicil kayıtlarından birinin yeterli olacağı öngörülmüştür. 30.3.1992 tarihinde kurum kayıtlarının giren giriş bildirgesi ile 20.4.1982-22.3.1985 tarihleri arasında vergi kaydı bulunmamasına rağmen hatalı işlemi ile davacıyı 20.4.1982 tarihinden itibaren sigortalı olarak kabul eden, 2006 yılına kadar bu konuda hiçbir araştırma yapmayan, üzerine düşen görevi yerine getirmeyen, primleri de 20.4.1982 tarihinden itibaren gerek 1992 ve 1997 aflarıyla, gerekse diğer ödemelerle tahsil eden ve yıllarca kullanan Kurumun, sigortalı olduğu yolunda uzun süre güven verdikten sonra yanlışlığın farkına vararak sigortalılık süresini indirmesi iyiniyetten ve Sosyal Güvenlik İlkelerinden uzaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1997/10-578-758 sayılı kararında da bu hususlar özellikle belirtilmiştir.
Mahkemece, davacının 20.4.1982 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu 24.4.2006 tarihine kadar olan sürede aralıksız sigortalı olduğu kabul edilerek, 1479 sayılı Yasa’nın 35. maddesi ile geçici 10. maddesindeki koşullar değerlendirilip, yaşlılık aylığı istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle istemin reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 13.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.