YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/20967
KARAR NO : 2008/16192
KARAR TARİHİ : 20.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 4.1.1993-28.5.2004 tarihleri arası SSK hizmetinin tespitine, 6.1.1993 tarihinde başlayan … sigortalılığının iptaline, 28.5.2004 tarihli tahsis talebinin geçerliliğine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delilere, kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre, davalı Kurumların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 4.1.1993-28.5.2004 tarihleri arasında Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi hizmetinin tespiti, 6.1.1993 tarihinde başlayan 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalılığının iptali ile 28.5.2004 tarihli tahsis talebinin geçerliliğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 1.2.1993 tarihinden itibaren zorunlu … sigortalılığı ile çakışan 506 sayılı Kanuna tabi isteğe bağlı sigortalılığın iptaline zorunlu … sigortalılığına geçerlilik tanınması ile çakışan 1.2.1993 tarihinden sonraki 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının iptali gerektiğinin tespitine ancak 1479 sayılı Yasa’nın Ek 19. maddesi uyarınca dava konusu dönemin … sigortalısı olarak değerlendirilmemesi, belirtilen dönemdeki 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının dolayısıyla 28.5.2004 tarihli tahsis talebinin geçerli sayılmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 20.03.1980-16.10.1992 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu, 01.02.1993-31.10.2003 ile 01.01.2004-30.05.2004 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğu, 15.09.2003 tarihinde SSK.’na askerlik borçlanması yaptığı, 10.04.1981-31.12.1981, 06.01.1993 ve devamı şeklinde vergi, 01.02.1993 ve devamı şeklinde sicil, 16.04.1981-29.12.1981 ile 05.01.1993 ve devamı şeklinde oda kaydının bulunduğu, 16.04.1981 tarihinde 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak tescil edilip 29.12.1981 tarihinde terkin edildiği, 05.01.1993 tarihinde tescil edilip halen sigortalılığının devam ettiği 05.01.1993 tarihinden itibaren prim ödemesinin bulunmadığı ve 30.11.2005 tarihinde SSK.’na yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sosyal Güvenlik Sistemimizde çifte sigortalılığa cevaz verilmemiş olup çakışan sigortalılık olarak adlandırılan bu sorun zorunlu sigortalılıkla isteğe bağlı sigortalılığın çakışması halinde aslolan zorunlu sigortalılık olduğunun zorunlu sigortalılığa değer verilerek çözüme kavuşturulmuştur.
Somut olayda davacının 05.01.1993-28.05.2004 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığı ile 01.02.1993-31.10.2003, 01.01.2004-30.05.2004 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığının çakıştığı görülmekle 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık zorunlu olduğundan davacının bu dönemde 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu kabul edilmelidir.
Ne var ki, 22.2.2006 gün ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 13. maddesi ile değişik 1479 sayılı Kanunun Ek 19. maddesinde; Bu kanun ve 2926 sayılı Kanuna göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalıların bu sürelere ilişkin prim borçlarının kurumca yapılacak bildirimde belirtilen sürelerde ödenmesi halinde daha önce prim ödemesi bulunan sigortalının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle sigortalılığı durdurulur. Prim borcunun ait olduğu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin kurum olanakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilemez.
Aynı kanunun 14.’üncü maddesiyle 1479 sayılı Kanuna eklenen Geçici 26. maddesinde ise “Bu kanun ve 2926 sayılı Kanuna göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, 31.3.2005 tarihi itibariyle beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalılar veya hak sahiplerinden bu sürelere ilişkin prim borçlarını yeniden yapılandırma talebinde bulunmayanlar veya yeniden yapılandırma talebinde bulundukları halde yapılandırma hakkını kaybedenler hakkında Ek 19’uncu madde hükmü uygulanır denmektedir.
Bu durumda davacının 05.01.1993 tarihinden itibaren hiç prim ödemesi bulunmadığından 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığı tescil tarihi olan 05.01.1993 tarihi itibariyle durdurulmalı ve bu tarihten sonraki 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığına geçerlilik tanınmalıdır.
Mahkemece bu yönde karar verilmesi gerekirken hem 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı hem de 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalılığın iptaline karar verilmek suretiyle çelişkili şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2. bendinin tümüyle silinerek yerine;
“Davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının tescil tarihi olan 05.01.1993 tarihi itibariyle durdurulmasına, bu tarihten sonraki 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun ve 2829 sayılı Yasa gereğince son 7 yıllık fiili hizmet süresi içinden en fazla hizmet süresi 506 sayılı Yasa’ya tabi olarak geçtiğinden tahsis dilekçesinin geçerli sayılması gerektiğinin tespitine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 20.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.