YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/24392
KARAR NO : 2008/2549
KARAR TARİHİ : 21.02.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, iş kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik nedeniyle davacının uğramış olduğu maddi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, 20.01.2004 tarihli dava dilekçesi ile kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte 100.000.000.-TL maddi tazminat, 02.02.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile de, yine kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ilave olarak 5.746,00.-YTL maddi tazminat istemiş olmasına ve tazminat faizinin gördüğü işlev ve hukuki nitelik bakımından gecikme faizi olmasına, tazminat faizinde temerrüdün olay anında oluşmasına, temerrüt için ihtarın gerekli olmadığı hallerden birisinin de akde aykırılığa yol açan eylemin varlığı olmasına rağmen, mahkemece nedenleri ve dayanakları gösterilmeksizin, 100,00.-YTL maddi tazminat için olay tarihinden ve 5.746,00.-YTL maddi tazminat için ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Öte yandan, dava, konusu para olan davalardan olup, 13.12.2006 tarih ve 26375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12. maddesine göre, davacı yararına hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden anılan tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücreti takdir edilmesi gerekirken, maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince, hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle hüküm fıkrasında yer alan “5.846,00.-YTL tazminatın (100,00.-YTL için olay tarihi olan 11.10.2002 tarihinden itibaren 5.746,00.-YTL için ıslah tarihi olan 02.02.2007 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin silinerek yerine,
“5.846,00.-YTL maddi tazminatın 11.10.2002 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına,
Ayrıca, hüküm fıkrasında yer alan “Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki A.A.Ü.T. göre 450,00.-YTL vekalet ücreti taktiri ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin silinerek yerine,
“Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden 701,52.-YTL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 21.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.