YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6167
KARAR NO : 2008/3447
KARAR TARİHİ : 03.03.2008
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, aktif sigortalılık ve askerlik süresi dışlanmak suretiyle 2.7.1979-31.12.1985 tarihleri arasındaki süreyi borçlanmasının ve başvuru tarihi olan 29.12.1995 tarihindeki prime esas alt kazanç üzerinden prim ödemesinin geçerli olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine
2-Dava nitelikçe 1979-1985 dönemi hizmetini 4056 sayılı yasa kapsamında borçlanmak isteyen davacının takibini reddeden kurum işleminin iptali ile anılan dönemi 4056 sayılı yasa kapsamında borçlanabileceğinin tesbitine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuç borçlanma bedelinin hesap edileceği tarih yönünden usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten davacının borçlanma başvurusunun süresinde yapılmış olması yasaya engel bir durumunun bulunmaması itibari ile borçlanma işleminin geçerli olduğunun tesbit eden mahkeme hükmünde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık borçlanma bedelinin hangi tarihte yürürlükte bulunan prime esas kazançlar üzerinden hesaplanıp ödeneceği noktasında toplanmaktadır.
506 sayılı yasaya 4056 sayılı yasa ile eklenen geçici 80. maddede borçlanmaları kabul edilen sanatçıların anılan yasanın 78. maddesine göre borç ödeme tarihinde ki belirlenen asgari kazanç üzerinden malullük yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerini bir defada kuruma ödemeleri şartı ile borçlanma belgesinde kayıtlı meslekleri ile ilgili çalışma sürelerinin tamamını veya bir bölümünü borçlanabilecekleri öngörülmüştür. Borçlanma belgesi verilmesi üzerine davacının ilgili bakanlıklar arasında yapılmış protokol kapsamındaki sanat dallarında bir veya birkaç işveren nezdinde hizmet akdine dayalı olarak ve 506 sayılı yasanın 2.4.6. maddesi kapsamında sigortalı niteliğini haiz biçimdeki çalışmasının fiili olup olmadığı, işverenin varlığı borçlanma belgesinde öngörülen uğrası alanının içeriği bundaki ehliyetinin dayanaklarının araştırılması işyeri kayıtlarındaki işverenlerin tanık sıfatı ile dinlenmesi ve diğer tüm delillerin toplanması sureti ile araştırılıp saptanması, işverenin bulunmaması nedeniyle borçlanma belgesinin kanunda öngörülen kuruluş tarafından verilmesi halinde dayanağı belge ve delillerin celbi ile incelenmesi ve sonucuna göre işlem yapılması gerekmektedir. Bu çerçevede yapılacak araştırma görevi kuruma verilmiştir.
Somut olayda davacı 29.12.1995 tarihinde Ankara Devlet Türk Halk Müziği Korosu Müdürlüğü tarafından düzenlenip Kültür Bakanlığınca onaylanmış borçlanma belgesini kuruma sunmuştur. Kurum yukarıda açıklanan incelemenin yapılması açısından borçlanma
belgesini kurum teftiş kuruluna göndermiştir. Kurum müfettişi tüm davacının sanatsal faaliyetini geçerli kanıtlara dayandırmadığı sadece sözlü bildirime göre düzenlenen belgenin işleme konulamayacağı görüşünü bildirmesi üzerine davacının isteminin reddine dair karar davacıya 14.11.1996 tarihinde davacıya bildirilmiş. Bundan sonra davacının 18.08.2005 tarihine kadar kuruma başvurusu bulunmadığı gibi bu sürede dava da açmamıştır. Borçlanma başvurusunun sonuçsuz kalmasında kuruma yüklenebilir bir kusur bulunmamaktadır. Hukuk Genel Kurulunun 19.5.2002 tarih 2002/21-445-452 karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.
Borçlanma bedelinin ise ödeme tarihinde yürürlükte bulanan prime esas kazanç üzerinden ödenmesi yasa gereğidir.
Mahkemenin, ödeme tarihinde yürürlükte bulunan prim esas kazanç üzerinden borçlanması gerektiğinin tespitine karar vermesi gerekirken karar vermesi gerekirken yazılı şekilde başvuru tarihindeki prim esas kazanç üzerinden borçlanması gerektiğinin tespitine karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ.Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü hüküm fıkrasının 1. maddesinin b bendinin tamamen silinerek yerine, “b-(a) maddesi ile bağlantılı olarak (askerlik süresi ve kuruma bildirilen süreler hariç) 07.02.1979-05.07.1981; 07.03.1983-31.08.1984; 01.10.1984-31.12.1985 dönemlerine ait sürenin ödeme tarihinde yürürlükte bulunan prim esas kazanç üzerinden borçlanması gerektiğinin tespitine fazlaya dair istemin reddine” tarih ve sözcüklerinin eklenmesine, ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 03.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.